red john

red john
Yıllık Okumalarım #150290189
Bütün Alıntılar
Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat’ın yaklaşık 2500 yıl önce dediği gibi “Ne yersek oyuz”. 3 ŞEYTAN PARÇACIĞI”NIN 70 YILDIR BEKLENEN KEŞFİ Bilim insanları ilk defa 1956 yılında teorik fizikçi David Pines tarafından öne sürülen ve “Şeytan parçacığı” olarak isimlendirilen bir bileşik parçacığın varlığına dair ilk gözlemleri gerçekleştirdi. Kütlesi ve elektrik yükü olan elektronların birleşimiyle bir araya gelmesine rağmen tüm standart parçacıkların aksine kütlesiz ve nötr olan bu parçacık, aynı zamanda ışık ile de etkileşime girmemeyi başarabiliyordu. Bu teorik özellikleri nedeniyle bugüne kadar bir türlü keşfi gerçekleştirilemese de Nature dergisinde yayımlanan makale sonuçlarına göre bu teorik parçacığa metal stronsiyum rutenat bileşiğinde rastlandı. Bu önemli buluşun, metallerin davranışlarıyla alakalı açıklanamayan bir takım soru işaretlerini gidermede kritik bir rol oynayacağı düşünülüyor. 10 BEYİN DALGALARINDAN ŞARKI TAHMİNİ PLOS Biology dergisinde yayımlanan bir makalede bilim insanları, çığır açan bir başarıya imza attı ve bir kişinin beyin dalgalarını inceleyerek dinlediği şarkıyı yeniden ve doğru bir şekilde oluşturmayı başardı. Pink Floyd’a ait bir parça olan Another Brick in the Wall dinletilen deneğin beynindeki dalgalanmaları kaydedip müzikal hale getirmeye çalışan araştırmacılar, bunu başararak beyin aktivitesinden şarkı tanımlamanın ilk defa gerçekleştirilebilmesini sağlamış oldular. Bu zamana kadar beyin dalgalarını kullanarak kelime ve cümle kurulabilmesini sağlayan cihazlar, son derece robotik özellikler taşıyordu. Bu yeni keşifle birlikte beyin dalgalarından konuşma üretilirken; konuşmanın tonu, ritmi, kelime uyumları ve sesin diğer tüm müzikalite taşıyan özellikleri de doğru bir şekilde yansıtılabilecek. Böylece robotiklikten
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BEYİN DALGALARINDAN ŞARKI TAHMİNİ PLOS Biology dergisinde yayımlanan bir makalede bilim insanları, çığır açan bir başarıya imza attı ve bir kişinin beyin dalgalarını inceleyerek dinlediği şarkıyı yeniden ve doğru bir şekilde oluşturmayı başardı. Pink Floyd’a ait bir parça olan Another Brick in the Wall dinletilen deneğin beynindeki dalgalanmaları kaydedip müzikal hale getirmeye çalışan araştırmacılar, bunu başararak beyin aktivitesinden şarkı tanımlamanın ilk defa gerçekleştirilebilmesini sağlamış oldular. Bu zamana kadar beyin dalgalarını kullanarak kelime ve cümle kurulabilmesini sağlayan cihazlar, son derece robotik özellikler taşıyordu. Bu yeni keşifle birlikte beyin dalgalarından konuşma üretilirken; konuşmanın tonu, ritmi, kelime uyumları ve sesin diğer tüm müzikalite taşıyan özellikleri de doğru bir şekilde yansıtılabilecek. Böylece robotiklikten uzak konuşma rekonstrüksiyonlarının önü açılarak konuşma sorunları yaşayan bireylere çok önemli tedavi imkanları sunulabilecek
Sayfa 12·Kitabı okudu
ŞEYTAN PARÇACIĞI”NIN 70 YILDIR BEKLENEN KEŞFİ Bilim insanları ilk defa 1956 yılında teorik fizikçi David Pines tarafından öne sürülen ve “Şeytan parçacığı” olarak isimlendirilen bir bileşik parçacığın varlığına dair ilk gözlemleri gerçekleştirdi. Kütlesi ve elektrik yükü olan elektronların birleşimiyle bir araya gelmesine rağmen tüm standart parçacıkların aksine kütlesiz ve nötr olan bu parçacık, aynı zamanda ışık ile de etkileşime girmemeyi başarabiliyordu. Bu teorik özellikleri nedeniyle bugüne kadar bir türlü keşfi gerçekleştirilemese de Nature dergisinde yayımlanan makale sonuçlarına göre bu teorik parçacığa metal stronsiyum rutenat bileşiğinde rastlandı. Bu önemli buluşun, metallerin davranışlarıyla alakalı açıklanamayan bir takım soru işaretlerini gidermede kritik bir rol oynayacağı düşünülüyor.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2023 21:56
Ruh ya da bilinç; adına ne derseniz deyin, bizi biz yapan şeyin gizemini bir türlü tam olarak çözemiyoruz. Fakat bu konuda önemli adımlar atılmıyor değil. Vücudumuzu oluşturan yapı taşları itibariyle “yabancı” hücre sayısının kendi hücrelerimizden fazla olduğunun bilincine varmamız ve bu yabancı hücrelerin en azından bazılarının işlevini anlamaya başlamamız, bu önemli adımlardan sadece ikisi. Sözün kısası mikroplarla ortak bir yaşamı paylaşıyoruz; bizi ayakta tutuyorlar, besliyorlar hatta nasıl hissettiğimizi bile önemli ölçüde onlar belirliyor. Tam da bu yüzden bağırsaklarımız için “İkinci beynimiz” yakıştırması oldukça kabul gördü son dönemde. Kendimizi tanıdıkça sandığımız kadar yekpare olmadığımızı ve varlığımızı gerçek anlamda bir takım çalışmasına borçlu olduğumuzu daha iyi anlıyoruz. Anatomik olarak bu yaklaşımda bir sürpriz yok. Zira organlardan, kemiklerden ve sistemlerden oluştuğumuzu asırlardır biliyorduk zaten. Fakat milyarlarca bileşenden oluşan metabolizmamızın bilinç düzeyine olan etkisinin ölçülebilir sonuçlarının ortaya çıkmasıyla birlikte, yeni yaklaşımların ve tedavilerin de önü açılmış oldu. Bu alanda alınacak çok yol var. Fakat farklı diyetlerin ruh hali hatta ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair araştırmalarda önemli sonuçlar elde edildi bile. Bu yaklaşımla hazırlanan yeni diyetler, kronik ya da günümüzde tedavisi olmadığı düşünülen hastalıkların tedavisi için ilerleme sağlayabilir. Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat’ın yaklaşık 2500 yıl önce dediği gibi “Ne yersek oyuz”. Yediklerimizin metabolizmamız ile etkileşimi, önümüzdeki yıllarda epey araştırılacak bir konu ve bu konuyu mercek altına alan harika bir yazıyla karşınımda bu ay.
Popular Science Türkiye - Sayı 137 (Eylül 2023)Popular Science Türkiye Dergisi · Popular Science Türkiye · 202326 okunma
Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat’ın yaklaşık 2500 yıl önce dediği gibi “Ne yersek oyuz”.
Sayfa 3·Kitabı okudu