Kimi zaman aklıma bir kitap düşüncesi gelir, derken onun içinden çıkamayacağım karanlık, dar bir oda olduğunu anlarım, kimi zaman da, tersine, içinde hızla, rahat rahat gezindiğim, sonsuzca dallı budaklı, aydınlık bir ev olduğunu anlarım.
Sanatçı ya da yazar olmak ben farkına varmadan delirmemi sağlayabilir: İnsanlar ayrıksı davranışlarımı kışkırtır, yalnız çalıştığım için kimse ne yaptığıma bakmaz, çevremin aklımı oynattığımı anlayıp yeri geldiğinde beni uyarması biraz zaman alır. Kimi zaman yaptığım şeyin sanat mı, yoksa sanat yoluyla tedavi mi olduğunu düşünüyorum. Aşağı yukarı on beş yaşında, "Que Sais-je?*" dizisinden iki kitap aldım, biri sanat üstüneydi, öteki delilik, hâlâ kafamı en çok bu konular kurcalıyor.
* Öğretici kitaplardan oluşan bir dizi. Türkçesi "Ne Biliyorum?".
Bir yazarın yalnızca bir bölümünü bildiğim düşüncelerine değinmenin tehlikeli olduğunu düşünürüm, oysa hiçbir yazarın tüm düşüncelerini bilmem. Fırtına beni bir düşman gibi heyecanlandırır.