Aslı

Aslı
@redframe
“Böyle şiir olmaz, diyeceksin; biliyorum. Ama böyle dünya olur mu?”
Bu karıncalar, buğdaylar biçildiği zaman buğday tanelerini toplar, yuvalarına götürür, yağmurların yağmasıyla toprağın altında çatlayıp filizlenen buğday tanelerini güneşe çıkarıp bekletirlermiş. Daha sonra güneş altında kalan buğday tanesi fermantasyona uğrar ve bu değişimle şekere dönüşürmüş. Karınca, yine buğday tanesini yuvasına taşır ve kendi ürettiği şekeri doya doya yermiş. Ben de hatırlıyorum: Çocukluğumda bakkallarda nişasta satılmaz, yarısı su dolu kaplara konulmuş buğday taneleri güneş altında bekletilir ve nişasta elde edilirdi.
Sayfa 72 - YKY·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şöyle diyordu şarkı: "Rüzgârlarda sesini duyduğum büyük ruh, yalnız ve küçüğüm. Senin yaratıcılığına gereksinimim var. Beni her zaman güçlü tut. Yapraklar üzerine, kayalar üzerine yazdığın bilgileri öğrenebilmem için beni akıllı kıl. Kulaklarımı rüzgârlarına, yerden gelen, ormandan gelen seslerine karşı becerili ve duyarlı eyle. İçime doğruluk ve sevgi tohumlarından başka bir şey serpme ki, kızıl güneşin batışı gibi bir gün yaşam son bulduğunda, sana tertemiz ulaşabileyim."
Sayfa 70 - YKY·Kitabı okudu
Mesela atlar... Bu hayvanlar, nesneleri iki kez büyük gören ve yatay uzaklıkları hiçbir zaman ayarlayamayan gözlere sahip. İşte bu yüzden ürkek, huzursuz ve tedirginler. İnsanoğlu motoru icat etmeden önce, atların gücünden yararlanmak için eyleme geçtiğinde onun bu aykırılığının farkına varmış ve kendince bir çözüm bulmuş. Böylece de yüzyıllardır, gözlerinin iki yanına koyduğu atgözlüğüyle onu daha huzurlu tutarak gücünden yararlanmış.
Sayfa 61 - YKY·Kitabı okudu

Aslı

, bir kitap okudu
7/10
·113 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 00:16
·
2025 3. kitabı
Yalvaç Ural
8.6/10 · 101 okunma
lunaparkların adı neden lunapark sorusunun cevabı:
İşte size lunaparkın kısacık öyküsü: Anatoliy Lunaçarskiy bir siyaset adamı. Aynı zamanda da başarılı bir sanat ve edebiyat tarihçisi. 1905 yılında ülkesinden Fransa'ya kaçmak zorunda bırakılınca, yaşamını sürdürebilmek için kendi adını verdiği bir park kiralamış ve bu parkta tam on iki yılını nişan tahtaları, sallanan tahta atlar, tahterevallilerle oynayan çocuklara sandviç satarak geçirmiş. O memleketine döndükten sonra da, çocuklar Lunaçarskiy'nin bu parkını unutmamışlar ve bu parka "Luna'nın parkı" anlamında "lunapark" demişler. İşte bizde de, dünyanın dört bir köşesinde de başka başka isimler takılsa da, lunaparkların adı Lunaçarskiy Amca'dan geliyor.
Sayfa 56 - YKY·Kitabı okudu