KADIN: Zorla bağırıyorsun. Nefretinin büyüklüğüne inandırmak istiyorsun çünkü kendini.
ERKEK: Senin inanmaman beni değiştirmez.
KADIN: Kendin de inanmıyorsun. Korkmandan belli.
ERKEK: Hiçlikten korkmaz insan.
KADIN: Kendi başına konuşuyorsun da ondan hiçlik sanıyorsun dünyayı.
ERKEK: Bu yalnız benim suçum değil.
KADIN: "Dünya ile arandaki savaşta dünyaya yardım et."
ERKEK: Kitap gibi konuşuyorsun.
KADIN: Konuşuyoruz, konuştukça sığınacaksın bana.
ERKEK (kahkaha ile güler): Sana mı sığınacağım?
KADIN (tiksindiğini gösteren bir yüzle): Evet, benim sana sığındığım gibi. Kabalığın da korkaklıktan.
ERKEK (gülmesi sürer): Sığınacak olsam... Sana sığınmam herhalde... (Durur.)
KADIN: Bitir sözünü. Kızmıyorum. Kızmıyacağım artık hiçbir sözüne.
ERKEK: Nerende korursun beni?
KADIN (sözün sonu nereye varacak diye meraktadır): Anlamadım.
ERKEK: Çantana sokar mısın sözgelişi? KADIN (çantasına bakar, sonra başını kaldırır): Ben bir defalık bir sığınmadan söz ediyorum. İnsanı değiştirip bırakan bir sığınmadan.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evet, herkesten nefret ediyorum. Kimseyi sevmiyorum, kimseye de saygım yok. Sevginin, saygının Tanrı belasını versin. Anası da, babası da, okulu da, öğretmeni de yerin dibine batsın. Kutsal bir şey tanımıyorum. Daha diyeceğin bir şey var mı? (Sesini daha da yükseltir.) Bar bar bağırıyorum işte, kendi sesimi duyuyorum. Hey... bak, bu benim sesim. Sen de duyuyorsun. Demek bir insan var bu evin içinde. Diyorum ki, bu dünyadan iğreniyorum.
Sana rastlayınca korkmuştum... Evine gelince ise şaşırdım. Yeniden başlıyor, yeniden kanacağım, katlanmaya razı olacağım diye düşündüm. Ama sana teşekkür ederim, yumuşamama fırsat vermediğin için. Anlat şimdi, başla başından. Daha kötüsünü, daha kötüsünü anlat ki hiç umut kalmasın.