Bir insanın yaşamındaki en acı veren anlardan birisi, arkasında bıraktığı günlerin, geriye kalan zamandan daha fazla olduğunu fark ettiği yaşa ulaştığını hissettiği andır. Artık yaşanacak diğer şeyler için zaman kalmaz. Sadece anılar için belki...
"Aşk, bazen yeni bir eve taşınmak gibidir. Önceleri bütün bu yeni şeylere âşık olur, her sabah, sanki korkunç bir hata olmuş da böylesi harika bir yerde yaşamamanız gerekiyormuş gibi birileri içeri dalıp sizi sahip olduğunuz şeylere dair duyduğunuz o mutlu şaşkınlıktan uyandıracak zannedersiniz. Derken aradan yıllar geçer ve duvarlar rutubetlenir, parke aşınır ve artık o evi mükemmel olduğu için değil, tam tersine, mükemmel olmadığı için sevmeye başlarsınız. Kusurları ve çatlakları ezberlersiniz. Soğukta anahtarın kilitte kalmasını önlemek için ne yapmanız gerekeceğini öğrenirsiniz. Hangi parkenin gıcırdadığını, giysi dolabını ses çıkarmadan açmayı ve evinize dair bütün o küçük sırları öğrenirsiniz."