Süeda

Başına gelenler için başkalarını suçlayan kişiler, yarattıkları durumun kişisel sorumluluğunu almaya direnen kurbanlardır.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Affetmeye anne ve babamızdan başlayarak, kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı ve Tanrıyı affetmeye ihtiyacımız var. Tanrıyı affettiğinizde kendinizi affetmiş olursunuz. Kendini­zi affettiğinizde öz-reddediş sona erer, öz-kabul başlar ve öz­ sevgi öylesine büyür ve gelişir ki nihayet kendinizi olduğunuz gibi kabul edersiniz. Bu, özgür bir insan olmanın başlangıcıdır. Anahtar, affet­mektir.
Alıntı
Sözlerinizde özenli olduğunuzda, hiçbir şeyi kişisel algıla­madığınızda, varsayımlarda bulunmadığınızda, daima yapabil­diğinizin en iyisini yaptığınızda harika bir yaşamınız olacaktır. Yaşamınızın kontrolü yüzde yüz sizin elinizde, sizin yönetimi­nizde olacaktır.
Alıntı
Kendinizi varsayımlardan kurtarmanın yolu soru sormaktan geçiyor. İletişimin açık olmasına özen gösterin. Anlamadığınız bir şeyi sorun. Konu zihninizde netleşene kadar soru sorma ce­saretini gösterin. O zaman bile bir durumla ilgili her şeyi bildi­ğinizi varsaymayın. Yanıtları aldığınızda gerçeği bildiğinizi var­ saymayın. Aynı zamanda siz de ne istediğinizi söylemekten çekinme­yin. Herkesin size evet ya da hayır demeye hakkı olduğu gibi si­zin de sormaya hakkınız vardır. Tıpkı sizin, bir soru ya da tale­be evet ya da hayır deme hakkınız olduğu gibi.
Alıntı
Sevginin mazur gösterilmeye ihtiyacı yoktur. Sevgi ya vardır ya yoktur. Gerçek sevgi, diğer insanları değiştirmeye çalışma­dan oldukları gibi kabul edebilmektir. Eğer onları değiştirmeye çalışıyorsak, bu, onlardan gerçekten hoşlanmadığımız anlamına gelir.
Alıntı
Reklam