Puan vermedi·60 syf.··
2026 90. kitabı
Bugün sizlere güzel bir şiir kitabıyla geldim. @drremziyeakca ’nın “Zaman Beklemekte” isimli şiir kitabı, isminin hakkını veren bir vakurlukla karşılıyor okuru. Kitabı elinize aldığınızda, mısraların arasında sadece kelimelerin değil, yaşanmışlıkların ve o yaşanmışlıkların bıraktığı derin sükunetin izini sürüyorsunuz. Akça, şiirlerinde zamanı sadece akan bir mefhum olarak değil, insanın içinde duran, bekleyen ve bazen de iyileştiren bir durak olarak kurguluyor. Şairin dünyasında “yaşamak”, zıtlıkların bir arada var olma sanatı gibi; arşla yer, yalanla doğru, dünle yarın arasındaki o ince çizgide insanın kendi kalbini bulma çabası her sayfada hissediliyor. Şiirlerin bütününe yayılan o samimi doku, özellikle “Baba” ve “Sen” temalı dizelerde iyice belirginleşiyor. “Güneş tam tepedeydi ancak gönlüm üşüyordu” derken, dış dünyanın gerçekliğiyle ruhun iklimi arasındaki o tezatlığı en yalın haliyle kalbimize dokunduruyor. Şairin dili kullanışındaki bu duruluk, aslında karmaşık duyguları ne kadar iyi süzdüğünün de bir göstergesi niteliğinde. Kitabın en dikkat çekici yanlarından biri de şiirin ve şairin konumunu bizzat mısraların içinde sorgulaması. Şiiri “gizemli bir kapı” olarak tanımlayan Remziye Akça, okura bu kapıyı çalma cesaretini veriyor. Her okuyanın aynı mısrada farklı bir kapıdan geçeceğini bilerek, duygularını ortak bir paydada buluşturuyor. “Zaman Beklemekte”, sadece okunup geçilecek bir kitap değil; bir köşeye çekilip, demlenmiş bir çay eşliğinde, kendi iç sesinizi dinleyerek mısralar arasında kaybolacağınız bir yol arkadaşı. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Zaman BeklemekteRemziye Akça · Altunpack Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 7. kitabı
Beklerim hâlâ beklerim. Yıllar oldu ben değiştim yağan yağmur değişti. İnsanlar değişti. Kuşun ötüşü değişti. Semaya açtığım ellerim değişti. Her şey değişti ama göğsümdeki acı değişmedi. Her şeyi geçtim, kendimden geçtim annemden babamdan geçtim geçemediğim bir sen kaldın. Senin adını koyamadım. Seni unutamadım özür dilerim... Miraç Çağrı AktaşMiraç Çağrı Aktaş Kendimden Özür DilerimKendimden Özür Dilerim Remziye ÇınarçiçekRemziye Çınarçiçek
1000Kitap
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026163 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "DİDİM KEHANETİ" //ALINTILAR #İnsan, bir zamanlar delicesine aşık olduğu birini, yarım yüz yıl sonra, başka bir bedende aynı sıcaklıkla yeniden tanıyabilir mi? #Bazı hatıralar sessizliğe saklanır... #Bazı sevgiler sesle değil, varlıkla anlatılır... #İnsan, kendini kimliğiyle değil, haliyle anlatmalı... #Hayat, bazen geç kalanlara ikinci bir melodi veriyor... #Özgürlük, sadece çocukken mi vardı? Yetişkinlik dediğimiz şey, farkına bile varmadan içine düştüğümüz bir oyun muydu? #Aşkta fırtına var ama çayımı içip kitabımı okuyabileceğim dinginlik yok... #Zaman bir yük değil, sessizce eşlik eden bir dosttu artık... #Gençlik, başkalarının üstünde tanıdık bir kıyafer gibi... #Bazı çağrılar, kelimeyle gelmez... #Rüyalar bazen sadece geçmişi değil, kaderi de fısıldar... #Rüyalar nedensiz değildir... #Bazen taşlar bildiğimizden fazlasını saklar... #Buralarda rüyalar, sadece uyku süsü değildir... #Ölmeden de gençleşebilir, yeniden doğabilirsin... #Belki de her gün batımı, bir yerlerde gün doğumudur. Yeter ki günü şaşırma... #Yoksa zaman, sadece hafızanın şekil değiştirmiş bir yankısı mı? #Zaman, sadece hafızanın şekil değiştirmiş hali mi yoksa? #Çocukluk bir anı mı, yoksa kaybolan bir vatan mı? #Her adımı, her dönüşü içindeki kararlılığı ateşliyordu... #Mücadeleye hazırım. Zorluk ne olursa olsun, insanlık için doğru olanı yapacağım... #Onu anlamaya çalışmak yorucu, ama ondan vazgeçmek daha da zor...
Didim KehanetiŞefik Mermer · Elpis Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 08:45
"Tarih boyunca deha denilince akla hep erkekler geldi oysa zorluklara direnen, önyargıları aşan, kendi yolunu açan nice kadınlar var." Bahar Eriş, tarih boyunca bastırılmış kadın dehaların izini sürmüş ve bizlere "Boyun Eğmeyen Kadınlar" adı altında nice kıymetli isimleri tanıtmış. Frida, Lou Salome, Anna Freud ve Virginia Woolf hikayesini bildiğim isimlerdi. Onların dışında "Kuş ölür, sen uçuşunu hatırla..." diyen Furup Ferruhzad'ın zorlu yaşamı, Pakistan'ın ücra bir köyünde doğan umudun ve cesaretin simgesi olan, On yedi yaşında Nobel Barış Ödülü'nü alan Malala... Malala için bir parantez açmak istiyorum. Taliban zulmüne sessiz kalmayan cesur Malala şu düşünceyi savunuyordu: "Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem dünyayı değiştirebilir." Verdiği mücadele onun ölümüne neden oldu ama bir direnişin sembolü olarak hâlâ yaşıyor. Yayoi Kusama'nın hayatı oldukça ilgimi çekti. Küçük yaşta görmeye başladığı halüsilasyonları resme aktararak hayata tutunmayı başaran, büyük bir hayran kitlesine sahip bir sanatçı ve akıl hastanesinde hayatını idame ediyor. Françoise Gilot'un hayatı bana Pablo Picasso'nun bilmediğim yüzünü ortaya koydu. Remziye Hisar'ı okurken oldukça gururlandım, İris Apfel'in " Pişmanlıkla vakit kaybetmeyin. Her şeyi büyük bir mesele haline getirirseniz, enkaz haline gelirsiniz." sözü beni oldukça etkiledi. Otizmli bir dahi olan Temple Grandın'ı tanıdım ve daha nice güçlü kadınlar... Sadece kadınlar değil; erkekler de bu kitabı okumalı. Kadınların din, dil, ırk fark etmeksizin her yerde verdiği mücadeleye şahitlik etmeli. "Erkekler ezildiğinde buna trajedi denir. Kadınlar ezildiğinde buna gelenek denir." Letty Cottin Pogrebin Hayatında bir şeyler başarmış kadınların çoğu, neredeyse kimse tarafından sevilmez. Françoise Gilot Kadınlar,
1000Kitap
Boyun Eğmeyen KadınlarBahar Eriş · Alfa Yayınları · 2025318 okunma
Zaman Çarkı — İmgelerle Kurulan Bir İç Evren
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Remziye Gül Kurt’un Zaman Çarkı adlı şiir kitabı, zamanı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp imgeler aracılığıyla hissedilir bir varlığa dönüştürür. Kitabın temel metaforu olan “çark”, yalnızca zamanın döngüselliğini değil; insanın bellekte, duyguda ve varoluşta sürekli aynı noktalardan geçerek dönüşmesini simgeler. Bu çark, ilerleyen değil; hatırlayarak dönen bir zamandır. Şiirlerde zaman çoğu kez bir iz, bir yarık ya da sessiz bir ağırlık olarak belirir. Geçmiş, kronolojik olarak geride bırakılmış bir alan değil; imgeler yoluyla şimdiye sızan canlı bir katman gibidir. Kurt’un şiirlerinde bellek, somutlaşan bir mekâna dönüşür: kapılar, gölgeler, suskun odalar ve tekrar eden yollar, içsel yolculuğun metaforları olarak karşımıza çıkar. Bu imgeler, okuru yalnızca okumaya değil, şiirin içinde dolaşmaya davet eder. Metaforların en belirgin özelliği, gösterişten uzak ama yoğun oluşlarıdır. Şair, büyük imgeler yerine gündelik ama derin çağrışımlı nesneleri tercih eder. Bu tercih, şiirlerin duygusal etkisini artırırken anlamın okurda yavaş yavaş açılmasını sağlar. Zaman, burada bir saat ya da takvim değil; insanın içinden geçen bir sessizliktir. Tahlil düzeyinde bakıldığında, Zaman Çarkı’nda imgelerin ritmik tekrarlarla kurulduğu görülür. Bu tekrarlar, zamanın döngüsel doğasını biçimsel olarak da destekler. Yalnızlık, içsel dönüşüm ve varoluşsal sorgu; metaforlar aracılığıyla doğrudan söylenmez, sezdirilir. Şiir, açıklamaz; işaret eder. Bu yönüyle Zaman Çarkı, çağdaş Türk şiirinde imgeyi bir süs unsuru olarak değil, düşüncenin taşıyıcısı olarak kullanan bir poetik duruş sergiler. Kitap, imgelerle örülmüş sessiz ama derin bir evren sunarak, okuru kendi zaman çarkıyla yüzleşmeye çağırır. Kültür-sanat-edebiyat dergileri için eser, “şiirde metaforun düşünsel işlevi” ve “zamanın
1000Kitap
Zaman ÇarkıRemziye Gül Yurt · Ayyıldız Kitap · 20232 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
DİL KIRMAK REMZİYE ÇAKMAK ÇINAR 96 SAYFA Her yamada bir hikaye var. Kiminde mutluluk var, sevgi var. Kiminde hasret var, gözyaşı var. Koca bir ömür var. Yeni bir kalemle kesişti bugün yolum. Çok içten, çok bizden öyküler eşlik etti çevirdiğim her sayfada. Kimi hüzünlendiren kimi gülümseten içe dokunan 13 öykü. Ekmek Arası Hayat'ta Sadık dedenin, Yamalı Bohça'da Hatçe nenenin koca yüreklerine hayran kaldım. Güneşli Ada'da Güneş teyzenin acı kaderi ile hüzünlendim. Bayan Kadavra'da ise Ceylan'ın yaşadıklarına ahhh ettim. Hayvan sevgisinden, kadınların ne yazık ki toplumda hor görülmelerine, aile baskısından küçük yaşta çalışmak zorunda kalan çocuklara pek çok toplumsal konuya dikkat çeken harika öykülerdi herbiri. Bir Varmış Bir Yokmuş Bayan Kadavra Güneşli Ada Ekmek Arası Hayat Yamalı Bohça İmam'a Fazladan Peynir Dil Kırmak Tebeşir Tozu
Dil KırmakRemziye Çakmak Çınar · Cenevre Fikir Sanat · 20233 okunma