Öncelikle kitabı almadan önce sosyal medya hesaplarında çokça reklamını gördüm; dikkatimi çekti, biraz araştırdım, yorumlar güzeldi.
Birde alırken akademik bilgi ağırlıklıdır diye tereddütlerim vardı. Şimdi diyorum iyiki de almış okumuşum..
Formasyon eğitimi almış kişilerin bildiği ama kendisini geliştirecek araştırmaların yer aldığı yani herkese bir şeyler katacak yanı var.Kaynakça kısmına bakılırsa bol bol Skinner ve Chomsky makallerinden yararlanıldığı görülüyor.
Kitabın gayet akıcı dili var, sadece son bölümleri biraz okurken sıkıyor diyebilirim.
---------spoiler---------
Kitabın içeriğine değinecek olursak işin özünde şu var. Kitabın adı neden Otuz Milyon Kelime (OMK)?
Dil gelişimi için çocukların (0-3) yaş arası çok önemli ve telafisi mümkün olmayan bir dönem. Bu yaş aralığında çocuklarla ne kadar konuşulursa, hikaye anlatılırsa yani iletişim kurulursa çocukların zekaları o kadar çok gelişiyor.
Yapılan bir araştırmada; Ekonomik gelir düzeyi yüksek ve düşük aileler arasında, 3 yaşına kadar ki süreçte tam 30 milyon kelime fark var. Buda çocukların zekasını etkileleyen en temel faktör. Tabi ikinci faktör olarak da beslenme geliyor.
--------------------------spoiler--------------------
Daha bir çok ilginç araştırma yer alıyor.
Çocuğunu önemseyen anne ve babalara şiddetle tavsiye ederim.
Ebeveynler çocuklarına, kendi başlarına öğrenmeyi denemelerine izin vermek yerine, onlara problemin nasıl çözüleceğini söylediler ve böylece başarısızlık utancından kurtuldular.
Çocuklara çözümü kendisi bulması için cesaretlendirmek yerine, doğru yanıtı nasıl bulacaklarını söylemek bir gelişim engeli.
Kitapta anlatılanlar, Kafa dergisinde yayınlanan yazılardan torparlama. Bir heyecan aldım, okudum, eğlencelidir belki, güzel zaman geçiririm umuduyla ama malesef hayal kırıklığı oldu.Giden 3 saatime içim yandı.
Kitap, Nihat Sırdar'ın radyo programını sevenlere doyurucu gelebilir, o konuda diyecek bir şeyim yok! Neticede kişiye duyulan sempati, yazdıklarına da yansıyacaktır haliyle ama malesef ben Nihat Bey'in programını da takip etmeyenlerdenim.
Yazılanlarda edebi bir şey olmadığından, zati düz metin olunca hızlıca okuyup geçiyorsunuz. İçerik, belli başlı yaşanılmış hikayelerden oluşuyor.