Rendezvous
Feelings don’t ask for an appointment they follow their own timing.
Duygu ve Düşünce
HUGO ödüllü 30 eser
1. The Demolished Man – Alfred Bester (1953) 2. The Big Time – Fritz Leiber (1958) 3. A Canticle for Leibowitz – Walter M. Miller Jr. (1961) 4. Stranger in a Strange Land – Robert A. Heinlein (1962) 5. The Man in the High Castle – Philip K. Dick (1963) 6. Dune – Frank Herbert (1966) 7. The Left Hand of Darkness – Ursula K. Le Guin (1970) 8. Ringworld – Larry Niven (1971) 9. The Gods Themselves – Isaac Asimov (1973) 10. Rendezvous with Rama – Arthur C. Clarke (1974) 11. The Dispossessed – Ursula K. Le Guin (1975) 12. Gateway – Frederik Pohl (1978) 13. The Fountains of Paradise – Arthur C. Clarke (1980) 14. Startide Rising – David Brin (1984) 15. Neuromancer – William Gibson (1985)
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
YDS'de En Çok Çıkan Kelimeler A Harfi
abandon = (1) (birini) terk etmek (= leave) (2) bir şeyden vazgeçmek (= give up) abate = azalmak, dinmek abbreviate = (1) kısaltmak, özetlemek (2) (matematikte) sadeleştirmek abduct = kaçırmak abhor = nefret etmek abide by = uymak kabul etmek ability = yetenek abolish = (toplumdaki tabuları) yıkmak, sona erdirmek, ortadan kaldırmak (= do away with) absorb = içine çekmek, emmek abstain from = (alkol, ilaç vb) --- den sakınmak/ uzak durmak (=avoid from) ! abundance = bolluk, bereket abundant = bol, bereketli accelerate = hızlandırmak, ivme kazandırmak *** accelerator = gaz pedalı accept = kabul etmek, razı olmak access = erişmek, ulaşmak accessible to = ulaşılabilir, erişilebilir accommodate = (misafir, konuk vb) ağırlamak (= put up) accompany = (1) eşlik etmek, arkadaşlık etmek (= escort) (2) beraber bulunmak ya da bir arada gözükmek (* Pain and fever accompany inflammatory diseases) accomplish = başarmak (= achieve) accumulate = (1) birikmek, çoğaltmak (2) biriktirmek, yığmak accuracy = doğruluk, kesinlik accurate = doğru, hatasız, eksiksiz bir şekilde (= precise, correct) accurately = doğru, hatasız, eksiksiz bir şekilde (= precisely, correctly) accuse (of) = birini bir şeyle suçlamak, itham etmek achieve = başarmak, yerine getirmek acknowledge as = (1) kabul etmek, --- olarak tanımak (2) (mektup, mesaj vb) aldığını gönderen kişiye bildirmek acquainted with = aşina olmak, haberdar olmak (= familiar with)
Yds