Herșeyi iyi yandan görmeyi kim öğretti bize?
Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yașamanayan, iliklerine dek kederin ișleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?
Bir güz düșünün ki Ömür Hanım,
ilkyazı olmamıș, yazı yașanmamıș, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Bașlamanın bir anlamı varsa bitiși göze almak, bitișin bir anlamı varsa bașlangıcı olmak değil midir?
Yașamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir.
Yașamak zorunda olduğumuz șunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alıșkanlıkların sınırını așmadıkça zaman zaman, yașamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?