M S

M S
@requeim88
8/10
·376 syf.··
2025 1. kitabı
Sayın Pala'nın harika bir anlatım dili var ama bu romanında biraz gevezelik yapmış gibi geldi. Sanırım ilk kez polisiye tarzında roman yazmış. Belki bu değişikliğin heyecanıyla olayları esrarlı hale getireyim derken olayların gizli öznesi ve örgütün lideri olan kişiyi çok öne çıkarmış. Kitabı okurken azdahakların lideri olan ve roman boyunca gizemli kişi olarak sunulan üstad açıkçası çok sırıtıyordu. Ama Osmanlı döneminde geçen asayişe ve istihbarata dayalı bir hikaye ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Palanın Osmanlı bürokrasisi içindeki rütbelere ve bu rütbe sahiplerinin görev ve sorumluluklarına ne kadar hakim olduğunu da net olarak görebiliyoruz. Tarih metodolojisini romanlarında kurguladığı olaylara profesyonelce uygulaması iyiki sadece tarihçi olarak kalmamış dedirtiyor. Kalemine sağlık diyorum.
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,626 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
Ahmet Ümit ülkemizin son 10 yılındaki yozlaşmasının başkomser Nevzat gözünden panoramik bir görüntüsünü sunmuş. Yağmuru dinmeyen bir İstanbul dekorunda; Vazifesinin getirdiği cefayı yaptığı pis işleri haklı göstermek için kullanan güvenlik güçlerini, ülkemizin döviz açığını kapatmak için uluslararası mafya liderlerine döviz karşılığı vatandaşlık verilmesini, yine bu açığın kapatılması için göz yumulan kara para akışını, bu paranın güzellik salonları vasıtasıyla aklanmasını (buraya değinmesini özellikle tebrik ediyorum), vatandaşlık verilen ve bürokratlarımızın arka çıktığı uluslararası uyuşturucu baronlarının gençlerimizi zehirlemesini, ekranlarda polisin yürüteceği cinayet ya da ahlak soruşturmalarının reyting uğruna etikten yoksun bir biçimde bir şovmuşcasına halka izletilerek halkın kendisine ayna tutulmasını ve bunların halkça sıradanlaşarak daha da ahlaki çöküş icine girdiğimizi ve daha bir sürü çürümüşlüğü çarpıcı bir şekilde betimlemiş. Tabi ki onca sorunumuz içinden yalnızca bunlara değinmiş olması olayları polis teşkilatının gözünden anlatması olmuş. Daha önceki romanlarında ülkemiz ya da teşkilat için kaygı duyulan sorunlara bu kadar derinlemesine eğildiğini görmedim. Aslında okurken 90larda ya da 2000lerde de olmuş olan olaylar demeden geçemedim. Ama umuyorum ki 10 yıl sonra bu kitabı okuyan genç kardeşlerimiz bu özelliklere sahip bir Türkiyenin gerilerde kaldığını göreceklerdir. Üslubu konusunda ise ilk yazdığı romandaki Komiser Nevzatla aynı Nevzat olduğunu söyleyebilirim. Ahmet Ümiti Ahmet Ümit yapan o muazzam yetenek yani okuyucuyu ters köşe yapması, son ana kadar gerilimi bir an bile düşürmemesi ve Nevzat başkomserimin kabusları bu romanda da mevcut. :) her romanında polisiyeyle birlikte tarihi olayları da ele alarak romanını didaktik hale getiren
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
8/10
·169 syf.··
2024 14. kitabı
Talat Paşa'nın anıları dense de daha çok Talat Paşa'nın savunması olmuş. 1919da kendisi ve diğer İttihat Terakki ileri gelenleri hakkında başlatılan soruşturma ve divanı harp yargılamasında ileri sürülen, genel başlık halinde; Balkan Savaşı neden kaybedildi? 1. Dünya savaşına neden katıldık? Ermeni terhciri neden yapıldı? suçlamalarına karşı somut savunmalar yapmaya çalışmış. Özellikle Ermeni tehcirinin haklılığıyla ilgili olarak Ermenilerin yaptığı katliamlarla ilgili önemli deliller bulunduran birincil kaynak olarak da değerlendirilebilir. Ittihat ve Terakki içindeki en önemli ve yakın tarihin en hassas konusu olan Ermeni meselesinin baş aktörlerinden olan Talat Paşa'nın kendisinden 1908 ila 1921 arası tarihi kısmen de olsa öğrenmiş oluyoruz.
Talat Paşa'nın AnılarıAlpay Kabacalı · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2013519 okunma
9/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
Kitabın 1936da yazılmış olmasına hayret ettim. Müthiş tasvirler, incelikli psikolojik tahliller ve vurucu ifadeler... Mithat Cemal bey sen nasıl bir eğitim aldın ki böyle nitelikli bir roman yazabildin! Ve neden bir roman daha yazmadın? Okurken başka kitabı varsa onu da alayım dedim ama maalesef tek romanı buymuş. Roman baş karakter Adnan bey özelinde Istanbulun meşrutiyet (temmuz devrimi), büyük savaş ve mütareke dönemi olmak üzere 'üç istanbul'unu anlatıyor. Kitap sonlarına doğru cumhuriyetin kuruluşunu da eklersek 4 dönem var aslında. Ama Adnan bey bu dönem başlarken vefat ettiği için bu döneme sadece giriş yapılmış. İmparatorluğun çöküş döneminde toplumun nasıl yozlaştığının çarpıcı bir panoraması çizilmiş. Çok fazla yan karakter olsa da yazar özellikle siyasi iktidarın değişmesiyle her devrin adamı olan tipleri kitabına güzel yansıtmış. Genel olarak Osmanlı maliyesinin durumu, Abdülhamidin dönem içindeki istipdat tedbirleri, Talat paşaya duyulan büyük saygı ve edebiyatçılardan uzun uzun bahisler... Yazar anlatımın griftligine rağmen gerçek olay ve kişilerle hayal ürünü olay ve kişileri harmanlayarak dönem için neredeyse birinci elden kaynak niteliğinde bir kitap yazmış. Neredeyse diyoruz çünkü kitabın taraflılığından yazarın ittihatçı olduğunu anlayabiliyoruz. Yazarın ittihatçı olmasına karşın ittihatçılara da sert eleştiriler yönelttiğini görebiliyoruz. İktidarın ittihatçılara geçmesinden sonra yaşanan derin hayal kırıklığını bir asrı geçen bir zamanda canlı olarak okumak büyük şans. Beyoğlu 6. Dairenin isminin neden 6. Daire olduğunu bile bu kitapta öğrenmek o dönemin detaylarının anlatılması açısından da takdir edilecek bir yön. 10 bölümlük dizisini seneler önce izlemiştim. YouTubeda vardı ancak trt telif atıp kaldırtmış. Siyasi bir müdahale olabilir ama dizi
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Everest Yayınları · 20233,386 okunma
7/10
·256 syf.··
2024 8. kitabı
40lı yaşlarındaki bir adamın 1. Dünya savaşından önceki hayatına duyduğu özlemi anlatıyor. Savaştan önceki ve sonraki durumların mukayesesini sık sık yapıyor ve savaşın zamanı, insanları, kültürü ve en önemlisi hatıraları nasıl alt üst ettiğini gösteriyor. Özellikle modernleşmeyle sürüklendiği Londradaki yaşamında kira, faturalar, çocuklar ve okul taksitlerinden sıkıldığında, 'bogulmamak için' geriye, aşağı binfielddeki modern öncesi dönemdeki çocukluk günlerine dönüyor. Bu dönüşleri orwellın muhteşem tasvirleriyle görebiliyorsunuz ancak bir süre sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Zorlanarak bitirsem de savaş, evlilik, yaşlanmak, hatıralarda yaşattığınız yerlerin ve kişilerin artık hatırladığınız gibi olmadığının ve olamayacağının acımasız gerçeği gibi hayatın dramatik yönlerini esprili bir dille yazmış olması yine onun ne kadar büyük bir yazar olduğunu gösteriyor.
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma