40lı yaşlarındaki bir adamın 1. Dünya savaşından önceki hayatına duyduğu özlemi anlatıyor. Savaştan önceki ve sonraki durumların mukayesesini sık sık yapıyor ve savaşın zamanı, insanları, kültürü ve en önemlisi hatıraları nasıl alt üst ettiğini gösteriyor. Özellikle modernleşmeyle sürüklendiği Londradaki yaşamında kira, faturalar, çocuklar ve okul taksitlerinden sıkıldığında, 'bogulmamak için' geriye, aşağı binfielddeki modern öncesi dönemdeki çocukluk günlerine dönüyor. Bu dönüşleri orwellın muhteşem tasvirleriyle görebiliyorsunuz ancak bir süre sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Zorlanarak bitirsem de savaş, evlilik, yaşlanmak, hatıralarda yaşattığınız yerlerin ve kişilerin artık hatırladığınız gibi olmadığının ve olamayacağının acımasız gerçeği gibi hayatın dramatik yönlerini esprili bir dille yazmış olması yine onun ne kadar büyük bir yazar olduğunu gösteriyor.