Sayın Pala'nın harika bir anlatım dili var ama bu romanında biraz gevezelik yapmış gibi geldi. Sanırım ilk kez polisiye tarzında roman yazmış. Belki bu değişikliğin heyecanıyla olayları esrarlı hale getireyim derken olayların gizli öznesi ve örgütün lideri olan kişiyi çok öne çıkarmış. Kitabı okurken azdahakların lideri olan ve roman boyunca gizemli kişi olarak sunulan üstad açıkçası çok sırıtıyordu. Ama Osmanlı döneminde geçen asayişe ve istihbarata dayalı bir hikaye ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Palanın Osmanlı bürokrasisi içindeki rütbelere ve bu rütbe sahiplerinin görev ve sorumluluklarına ne kadar hakim olduğunu da net olarak görebiliyoruz. Tarih metodolojisini romanlarında kurguladığı olaylara profesyonelce uygulaması iyiki sadece tarihçi olarak kalmamış dedirtiyor. Kalemine sağlık diyorum.
Ahmet Ümit ülkemizin son 10 yılındaki yozlaşmasının başkomser Nevzat gözünden panoramik bir görüntüsünü sunmuş. Yağmuru dinmeyen bir İstanbul dekorunda; Vazifesinin getirdiği cefayı yaptığı pis