Puan vermedi·1280 syf.··
2026 8. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:53
Kitap Rasulullah(sav) hutbelerinden ve sahabelerin aktardığı bilgilerden derlenip toparlanmış. Okurken kendinizi o dönemde yaşayıp Mescid-i Nebevi de bizzat Rasullullah(sav) ağzından dinliyormuşçasına keyif alacağınız muazzam bir kitap. Kesiblikle herkesin okumasını tavsiye ederim. Rabbim istifade etmeyi cümlemize nasip etsin.
Resûlullah'ın (S.A.V.) Hutbeleri (2 Cilt Takım)Ahmed Badla · Siyer Yayınları · 2021461 okunma
10/10
·1000 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 01:17
Esselamualeykum … Incelemeden cok kitabin bende biraktiklari…bu kiymetli eserin kolay kolay anlatilabilecegini dusunmuyorum… Raflarımda duran kitaplar arasında Mektûbât-ı Ma’sûmiyye’nin yeri bambaşka. Rahmetli Bayram Ali Öztürk Hocamızın Mektûbât-ı Rabbânî derslerinde bu isimleri duyduğumda içime düşen o niyet, bugün kütüphanemin en kıymetli incisi oldu. 'Nur üstüne nur'diyorlar ya, bu kitabı okurken tam olarak bunu hissettim. İnsan bazen kelimelerle anlatamadığı, sadece kalbinde bir düğüm gibi taşıdığı duygular yaşar; işte bu mektuplar o düğümü çözen, ruhu ferahlatan cinsten. İmam-ı Rabbani Hazretleri'nin kıymetli oğlu Muhammed Ma’sûm Fârûkî Hazretleri'ne rahmet ve minnetle... Sanki o, yüzyıllar öncesinden bugün bizim dünyamıza, tam ihtiyacımız olan o şefkatli dokunuşu yapıyor. Bu eseri dilimize kazandıran Süleyman Kuku hocamızdan, bu kıymetli eseri titizlikle basan Çeşme Kitabevi'nden Allah razı olsun. 'Okudum ve bitti' diyemeyeceğim bir eser bu. Anlamakta zorlansamda , sadece o iklimde bulunmak, satırlardaki o Ehl-i Sünnet kokusunu içime çekmek için tekrar tekrar açacağım. Eserden gönlüme düşen şu satırlar aslında her şeyi özetliyor: “Azîz kardeşim! Kıyâmetin yaklaştığı zamandayız. Zulmetler, karanlıklar gittikçe artıyor. Dünya bu zulmetlerin girdabına gömülmüş gidiyor. Bir kahraman lâzımdır ki, böyle bir zamanda sünneti ihyâ, bid'ati imha etsin. Resûlullah'ın sünnetinin nûr ve ışıkları olmadan doğru yolu bulmak muhâldir. Resûlullah'a tâbi olmadan kurtuluş aramak kuru hayaldir.” Eğer gönlünüzde tasavvufa dair bir yer, hakikat arayışına dair bir niyet varsa, bu eseri sadece okumayın, onu bir dost gibi yanınızda taşıyın. Rabbim şefaatlerine nail eylesin… Bu eserin bereketine hürmetle... İlk inceleme benden, daha sonra okuyacak olanlara
Mektûbât-ı Ma'sûmiyye (2 Cilt Takım)Muhammed Ma'sûm Fârûkî · Alioğlu Yayınevi · 20192 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:12
Felsefe dalında parmakla gösterilmekle, İslam'ın teknik konularında (Allah'ın isim ve sıfatları, haberi ve zati sıfatlarıyla ilgili meseleler) konuşmak arasında rahmetli fark gözetmemiş. Kitabın içindekileri ve metnini okumaya başladığımda oldukça sevinmiştim. Geri kalmış İslam toplumu için mühtedi bir fikir adamından reçeteler okumaya başlayınca çok sevinmiştim ki bu tip eserleri felsefi (kelami) bulsam da kendime dair şeyler (ıslah olma yolunda) bulabiliyorum. Fakat yukarıda da bahsettiğim teknik konular devreye girince müellife Allah rahmet etsin, bu konulara girmese daha mutlu olurdum diye düşündüm. Yeni: Kitabın ilerleyen sayfalarında rahmetli yine dönemin hastalığı olan mealcilik kurbanı olması sebebiyle, vahiy yoluyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ümmetine öğrettiği sünneti "gelenek" olarak görürken, Müminlerin emiri vahiy katibi Muaviye Radiyallahu anhum (Allah ondan ve ailesinden razı olsun) mekke bankerlerinin mirasçısı olarak bahsediyor, başka bir yerde gâsıp olarak lanse ediyor ki "garaudy" hakkında yeni bir hayalkırıklığı oldu.
Duygu ve Düşünce
İslam ve İnsanlığın GeleceğiRoger Garaudy · Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları · 2017371 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:55
"Bu kitapta Hz. Âişe Validemizin hayatını sadece tarihî bilgiler olarak okumadım; onun sabrına, ilmine, ferasetine ve Resûlullah'a (sav) olan muhabbetine de şahit oldum. Sayfalar ilerledikçe, Hz. Âişe'nin ne kadar güçlü bir şahsiyet olduğunu bir kez daha iyi anladım. Özellikle yaşadığı imtihanlar karşısındaki teslimiyeti ve Allah'a olan bağlılığı beni bir kez daha çok etkiledi. Kitabı bitirdiğimde sadece bir hayat hikâyesi okumamış, aynı zamanda kendime örnek alabileceğim annemizi bir daha yakından tanımış oldum. Her sayfası ayrı bir ders, ayrı bir tefekkür vesilesiydi." "Hz. Âişe Validemizi tanıdıkça, ilmin, iffetin ve sabrın bir insanda nasıl cem olabileceğini hayranlıkla bir kere daha gördüm."
Hazreti AişeNurdan Damla · Hayat Yayıncılık · 2023134 okunma
Puan vermedi
"HATIRALARIM" – ALİ ULVİ KURUCU ​Üstad Ali Ulvi Kurucu, sadece Türkiye'de değil, aynı zamanda tüm İslâm âleminde mukaddes değerlerin timsali olmuş müstesna bir zattır. O, bizlere sadece şiirleriyle değil, manevi yönüyle de rehberlik ediyor. Zira Üstadı okurken bu esere sadece bir hatırat dersek eksik kalır; bu muazzam külliyat, aynı zamanda tarihin bilinmeyen, tozlu raflarına da ışık tutuyor. ​Camilerde, evlerde gizli saklı yapılan ilmi sohbetler, okunan gizli dersler ve titizlikle muhafaza edilen Kur’ân-ı Kerimler bizlere apaçık bir hakikati haykırıyor: Bu din, bizlere buralara öyle kolay yollardan gelmedi. Bugün sahip olduğumuz değerlerin ardında, İslam uğruna kendini feda edenlerin yoğun emekleri ve ödedikleri ağır bedeller var. Üstad, sayfalar arasında gezinirken yüzümüze vura vura bize o dönemlerin çetin mücadelelerini adeta yeniden yaşatıyor. Tam bu noktada, kıymetli halasının şu sözleri, verilen tüm o kavganın ve teslimiyetin özeti haline geliyor: ​"Kur’ân-ı Kerim kıyamete kadar sönmeyecek bir nurdur, elhamdülillah..." ​Bugün her türlü maddi varlığın ve imkânın içerisinde olup,buna rağmen sürekli bir kıyas ve doyumsuzluk girdabında kaybolan bizlere; Resûlullah (sav)'in ahlakını ve kanaatkârlığını dedesi en canlı şekilde şu sözleriyle hatırlatıyor: ​"Herkesin bağı, bahçesi var; bizim de buz gibi suyumuz var..." Sübhanallah ​İnsan sormadan edemiyor: Başka hangi duygu bir insana bu teslimiyeti söyletebilir, bir ömür nasıl adanabilir? ​Ali Ulvi'nin hayat yolculuğundaki en büyük mihenk taşı, hiç şüphesiz dedesi Hacı Veyis Efendi'dir. O öyle mübarek bir zattır ki, onu ve onun ikliminde yetişen insanları anlatmaya kalktığımızda kelimeler bulmakta zorlanırız; insan onları tarif etmekte aciz kalabiliyor. Cenâb-ı Hak, bu güzel insanların davası uğrunda verdikleri
1000Kitap
Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları (5 Kitap Takım)M. Ertuğrul Düzdağ · Ketebe Yayınları · 20241,445 okunma