Resmin benim dünyama ait :)
Halil: "Sen resmin değilsin ki. Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil, resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın...” Meral: "Bu davranışların bir korkudan ileri geliyor.” Halil: "Evet, bir korkudan ileri geliyor. Bu korku sevdiğim şeye ebediyen sahip olabilmek için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de, sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Hâlbuki resmin bana dostça bakıyor ve ebediyen bakacak...” > Film: Sevmek Zamanı 🎞️
Alıntı
hoşça kal ilk aşkım, hoşça kal resmini çalışma masama astığım adam. hoşça kal deli Kadir🖤
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bir gün olurda özlersen profil resmini siyah yap. Yazmak isteyipte yazamazsan biyografine kum saati koy, işte o an ben seni anlarım o gün ben gelirim…”
Portreni çizerken
Beklerken durup düşündüm, fani kalbimin asıl muradı, asıl istediği neydi diye; tek tek listeledim ve satırların sonunda yine senin temiz silüetini çıkardım karşıma. Anladım ki burası, yani bu sanal dehliz, hakikatin nefes aldığı bir yer değil; sadece zihnimizde yankılanan boş tahayyüllerden ibaret, adeta hayali resimler çiziyoruz burada. Ben de senin resmini çizdim zihnimde; lakin her fırça darbesinde görüntü daha da bulanıklaşıyordu, sanki içine bir sürü yabancı sen katılmış, katışıklı ve tahrif olmuş bir sureti seyrediyordum sensizliğin kimsesiz tuvalinde. Dışarıda sana benzer, senin şiarını taşıyan insanlar gördüm ama hiçbirinde seni bulamadım; zira sen Kur’an kokuyordun, Kur’an’ın o vakârını taşıyordun. Güya Kur’an hamili olanları gördüm, hadis alimlerini, hafızları gördüm; lakin kalplerine emanet edilen muazzam nuru amellierini bilmem ama dillerine taşıyamıyorlardı, taşıp dökülüyorlardı. Nice sineler müşahede ettim, iç dünyalarında, yüzlerinde bize gösterdikleri takva maskesinden zerre kadar eser yoktu. Seni göremedim; sadece senin silüetine bürünmüş ama senin ruhundan fersah fersah uzak, kalabalıklarla karşılaştım. Şimdi yine bekliyorum ama içimde tarifi imkansız bir korku var; çünkü bu yüzler yalan söylüyor, sahte ve laubali ruhlarıyla senin o temiz silüetini kirletiyorlar. Bekliyorum ama korkuyorum; senin duru tuvalini başka kirli fırçaların lekelediğini çok geç anlıyorum. O fırçaların tuvale dokunmasına müsaade edişim, sırf onları sen sandığımdan, seni bulduğumu zannettiğimdendi; oysa sahte fırçaların vurduğu her bir darbede senden, senin hakikatinden daha da uzaklaşıyorum. Nihayetinde yabancı fırçalara küstüm ve artık önüme gelen herkese fırça atıyorum. Eskiden öfkem sadece davam içindi, şimdi sevdam için de davam için de öfkeliydim; lakin bu
25.06.2026|Dragos
Sevgili okurlar sizlere ‘kız çocuğu güzelliği’ resmini iletiyorum. 🤍
1000Kitap
Kaptan fantastik
En sevdiğim filmlerden birisi olan 'Kaptan Fantastiğin konusu artık alışageldiğimiz konulardan biri olan 'sistem' eleştirisidir. Ama farklı olduğu nokta kurulmak istenen düzenin de eksiklerine değinmesi. Bir düşünceye vs. karşıt yeni bir düşünce çıkınca yeni düşünceyi benimseyenler de körü körüne savunma eğiliminde oluyor ve bu döngü şeklinde ilerliyor. Filmin başında ana kahramanımız olan Bay Cash kendi düşüncesini bu şekilde benimsemişti. Doğrunun tek olmayacağını savunan birinin kendi fikrine bu denli bağlı olması zıtlık oluşturuyordu. Neyseki burda da devreye küçük, asi oğlu giriyor ve bence aydınlanma yaşamasında da oğlunun asi tavırları epey etkili oldu.-hatta tüm ailenin- En sonunda yaşanan talihsiz bir kazayla kendi yanlışlarını da fark etmesi 'körü körüne tek bir doğruya' bağlanmadan her doğruyu da sorgulamamız gerektiğine dair güzel bir mesajdı. Ama filmin en muazzam yanı çocuklarını tam da istediği gibi 'kendi kararlarını alıp boyun eğmeyen' bir yapıda yetiştirmeyi başardığını gördüğümüz andı. Çünkü o an Bay Cash'in de yeniden aydınlandığı noktaydı. Filmin sonunda mevcut düzen içinde kendileri gibi yaşamaya başladılar. Bu anı görünce çok sevdiğim bir şarkının sözleri yankılandı zihnimde: "Bana devrimin resmini yapabilir misin? Yeni bir düzen kurmadan ama kolayına kaçmadan işin." Yıkıp yeni bir şey inşaa etmek en kolayıdır önemli olan yıkmadan değişim için mücadele edebilmektir. Eğer sakin ama aynı zamanda da felsefi mesajlar içeren bi film istiyorsanız mutlaka izlemelisiniz. (Filmde en sevdiğim sahnelerden birisi: çocuklardan biri kitap okurken Bay Cash nasıl bulduğunu soruyor. Çocuk da ilginç cevabını veriyor. Bay Cash ilginç bir kelime değil deyince çocuk fikirlerini açıklıyor. 'Günlük hayatta güzel buldum, çok iyiymiş demeye ne çok alıştığımı fark ettim.
1000Kitap