Muâhede ve sözleşmeler ciddiye alınmak ve uygulanmak için yapılır. Dolayısıyla unutulmaması esastır. Allah Teâlâ kulları ile olan bu sözleşmeyi unutmamayı "zikir" diye adlandırmıştır. Zikir hatırlamak, unutmamak, yâdında tutmak demektir.
Allah tevhîdi itiraf tarzındaki inancın ardından kulluğu hatırlatmakta; hem kendisini hem de kendisiyle yapılan muâhedeyi unutmamaya vesîle olsun diye namaz kılmayı emretmektedir. Namazda hem zikir/hatırlama hem de Allah Teâlâ ile muvâcehe/karşı karşıya gelme ve mülâkat sıfatı vardır. Namaz sayesinde kul Rabbi ile âdetâ konuşmakta; O'na kulluk duygularını arz ederek dünya ile bağlarının âriyet/geçici olduğunu itiraf etmektedir.
Altınoluk Dergisi, 2009 – Temmuz, Sayı: 281, Sayfa: 012
İman, İslam ve ihsanla gönülleri deryalaşmış ve şerh-i sadra erişmiş Hak dostları, bir taraftan Hak adına bütün varlıkla dost olmanın zevkine ererlerken, diğer taraftan da onların mesuliyetini yüreklerinde derinden hissederler.
Adem Ergül