"Bedenin toprağa, deneyimlerin evrene, ruhun Yüce'ye dönsün. Unutma, ancak bütünün tamamı kadar yalnız, her bir parçası kadar çoksun. Ruhun her daim anlamlarla var olsun."
Varlıkları şekilleriyle yargılayan biri nasıl hakiki insan olabilirdi! İstediği kadar güzel olsundu! Telepatide usta olsundu! Baktığında insana huzur veren su yeşili gözleri olsun, dokunmamak için zor tutacağın bronz teni olsundu! Hakiki insan dediğin yargılamayan, anlayan demek değil miydi?
"İnsanın gerçek rengini zaman ortaya çıkarır. Kim maskeli, kim maskesiz, kim gerçek, kim yapmacık, kim doğru, kim yanlış, kim sevmiş, kim sever gibi yapmış. Zamanla; zaman denen şu ambalaj söküldüğünde saçılır gerçek suretler, hisler ve düşünceler ortaya. İşte asıl o zaman görürsün herkesin aslını. Ve o zaman öğrenirsin kimleri yanında ve kimleri ise uzağında tutman gerektiğini. Sahte ile gerçeği, doğru ile yanlışı, ak ile karayı ayırt edebilmenin adıdır zaman."