Hamlet, William Shakespeare'in kaleme aldığı trajedi, dram, ihanet, intikam ve ölüm içeren eseridir. Eser, kahır dolu kederliye, hiddet dolu gazaba uğrayana, ve sahte bir cinnete uğrayıp gider. Hamlet'in intikam uğruna attığı yanlış adımlar onu ve diğerlerini felakete sürükler.
Aşık eder Ophelia' yı kendine.
"İnanma istersen yıldızların yandığına,
Güneşin döndüğüne inanma.
Doğrunun ta kendisini yalan bil.
Ama seni sevdiğime inan Ophelia."
İşte bu mısralar dökülür ağzından. Hamlet'in bu sözleri onu sardığında kalbi bağlanır aklı kitlenir Ophelia'nın. Babası Polonius, abisi Laertes buna karşıdır, onlara ki Hamlet onu aldatıp asla sevmeyecektir.
Hamlet'e olan aşkının sarmaşıklarıyla sarılmış olan Ophelia'ya, Polonius ve Laertes'in sözleri birer kesik gibidir.
Bir gün aşkından aklının bulandığı adamın dudaklarından "Kapat kendini manastıra, sevmedim hiç seni" sözlerini işittiğinde, kırıldı Ophelia. Polonius'u bıçakladığında ise aklının iplerini kaçırdı.
Kendi cenazesine hazırlanıyor gibi nehir kenarında düğün çiçekleri, sarı yabanotları, papatyalar toplayıp çelenk yaparken birden kıskanç bir dal kırılıverir ve nehire düşer çiçekleriyle. Ne olduğunu anlamadan ağırlık çöker üstüne, sesi kesilir, boğulur Ophelia.
Güzel Ophelia toprağın altına uyurken "Çiçek çiçeği yakışır. Oğlumla evlenmeni istiyordum, çiçek atmak değil mezarına." der Kraliçe ve Leartes ile Hamlet'in düellosu başlar.
İntikam hikayesi Polonius'a Laertes'e bıçak saplar, Gertude'ye şarap içirip zehirler, Claidus'a kılıç sallar ve sonra kılıcın ucu Hamlet'e döner. Kendi öc ikayesi ona da son verir.