Bence tarihteki o anın en ironik simgesi, Apollo 11'in aya götürdüğü, Başkan Richard M. Nixon'ın imzasını taşıyan plakettir. Üzerinde şöyle yazıyordu: "Tüm insanlık adına, barış için geldik." Birleşik Devletler, Güneydoğu Asya'daki küçük ulusların üzerine 7 ½ megaton konvansiyonel patlayıcı atarken kendi kendimizi insanlığımızdan ötürü kutluyorduk: Cansız bir kayanın üzerinde kimseye zarar vermeyecektik.
"İnsan, kibriyle kendini bir tanrının müdahalesini hak eden büyük bir eser sanıyor" diye yazmış Darwin not defterine stenomsu bir yazıyla. "Hayvanlardan yaratıldığını düşünmesi için daha alçakgönüllü ve bence daha dürüst olması gerekiyor."
Türümüze musallat olmuş cinsyetçilik, ırkçılık, milliyetçilik ve diğer zehirli şovenizmlerle aynı psişik kaynaklardan beslenir. Bizi hemcinslerimize nazaran apaçık, hatta Tanrı vergisi bir üstünlüğümüz olduğuna inandırmaya çalışanların döktüğü dillere karşı direnmek, olağanüstü güçlü bir karakter gerektirir.
Ancak son otuz yılda muhtemelen kendi evini hiç temizlememiş bir ünlünün deterjan seçiminin ya da başarılı bir tiyatrocunun otomobil tercihinin dikkate alınmasını gerektiren mantıklı bir neden bulunmaz.