Anladım ki benimle hemşerilerim arasında taştan bir duvar olsa da benim kadar özgür olabilmeleri için tırmanılması ya da parçalanması gereken daha çetin bir duvar vardı onların önünde. Bir an bile kendimi hapsedilmiş hissetmedim, duvarlar için boşu boşuna o kadar taş ve harç ziyan etmişlerdi.
"Durmam," diye bağırdı, "insanlara söz ettirmem. Olmaz. Bir yerlerde bir şeyler kalmıştır. Durmam, vardır. Parlıyordur. Biz onu bulamıyorsak gücümüz yoktur. O parlak ışığı göremiyorsak, gözümüz içimizin karanlığındadır."