Nisa Altınışık

Nisa Altınışık
@rhinestone
lise mezunu
15 Aralık 2006
4 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
En sevdiğim ilk 5 yazar
1- Franz Kafka 2- Dostoyevski 3- Ahmet Ümit 4- Sabahattin Ali 5- Jane Casey
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yarığı seyrederken varoluşumu sorgulamaya engel olamıyordum. Bankta uzanmış yıldızlı gökyüzünü izlerken gözüme her yeni çarpan yıldızı diğerleriyle birleştirerek yarığı görmeye, düşlemeye çalışıyordum. O esnada müzik girdi araya, şarkıyı söyledim, yoldan geçenler bana göz atarken her birini görmezden gelip Yaşlı Amca'ya eşlik ettim. Sesim güzel değildi ancak sözler içimde tutamayacağım kadar büyüleyiciydi. 05.09.24
Edebiyat
Varoluş ve Ceza
Akıllı insanlar düşünürler, kendilerini bu eylemden alıkoyamazlar ve bu da mantıklı olmayı doğurur. İnsan varoluşunun temel gereksinimi olarak ait olmaya muhtaç olandır. Nereye, nasıl ve neden ait olduğunu ise aklından çıkarmaması gerekir, hatırlamak zorundadır. En büyük ceza mı yoksa tehlikeli ve zehirli bir hediye mi hatırlamak? Şüphesiz, varoluşumuzun temel gereksinimi olan aidiyetten evvel hatırlamak gelir. Bu eylem ders niteliği mi taşır yoksa yalnızca zamansızca travmaları aktive eden bir mekanizma mıdır? Bizim fazla düşünenlerin (akıllı, mantıklı, ait ve var olanların) gecelerine çoğu kez şahit oldum. Kimisi tavana, kimisi sağındaki veya solundaki duvarlara bakarak bazıları kaybolmuşçasına yerdeki halıya ve aralıklarındaki tozlara bakarak (görüyor olup olmadığının asla bilincinde olmadan) “var” oluyorlardı. Hatırlıyorlardı. Yeni temizlenmiş odaya ansızın kustuklarını, yan odada seneler sonra dans ettiklerini, benzer odalarda kurdukları hayalleri, inandıkları yalanları, tüm sevgisizlikleri, yeniden yazılmak üzere yok edilenleri, yok edilenlerin çığlıklarını ve daha birçoğunu unutamıyorlardı.
Edebiyat
Çilekli Ten
Kendi banyomda taciz edildim bugün, belki dün. Birden duvarlarımın her zamankinden daha dikkatlice çilekli sabunumdan dolayı kayganlaşan ve köpüren tenime odaklandığını hissettim. Sırtımı döndüm ona, bunu yapmadan evvel gözetleniyor muyum diye bakışlarımı üzerinde tutuyor, kaçamak göz atışlarını yakalıyordum. Sırtımı döndüm ve adeta bir uzak doğuluyu andıran o kısık gözleriyle -duvarımın etnik kökenini bilmiyorum- beni süzmesinin içime akıttığı gözyaşlarımı kamçılamasına izin verdim. Vücudumu sabundan arındırdım, hemen ardından her parçasından umursamazca bir endişe misali sular damlayan bu çıplak, bembeyaz tenimi kendinden daha beyaz ve daha endişesiz bir havluya sardım.
Edebiyat
Savaş ve Barış
Tüm kavgalar, tüm barışlar, savaşlar, katliamlar, iyilikler; hepsi yaşamımızı borçlu olduğumuz sıvıyla kaplıyken yaşandı. Temizlenirken kirlenmiş düşüncelerimi içimden atamazdım, her birinde benden bir parça vardı. Tıpkı kazara çizilen cildimden akan kan gibi.
Edebiyat