Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü .Hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece ‘daha’ sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.”
KONUSU
Fransız Devrimi esnasında ve öncesinde Paris ve Londra'da geçen olaylardır. İsyanın görünmeyen diğer bir yüzünü, isyancı halkın nefreti ve kininin vardığı noktaları ortaya koymaktadır. “Yazar, Fransız İhtilali'nde, ortalığı kan gölüne çeviren monarşi kurallarını ve kin dolu halkın nefretinin nerelere ulaştığını ve acımasız insan selinin işi nerelere kadar vardırabileceğini aktarmaya çalışır. Yazar, “Fransız İhtilalinde suçsuz yere öldürülen binlerce insanın acısını İngiliz halkına anlatmayı amaçlamıştır.”
ROMANIN TÜRÜ
Roman tarihi bir dönem romanıdır. Fransız ihtilali ve ihtilalcilerinin sosyal yaşantıları,, ihtilal dönbemi öncesi ve sonrasındaki toplumsal dinamikleri, toplumsal tepki, içgüdü, kin ve güdülemeleri ele alması bakımlarından Tarihi bir Sosyal Roman özelliği taşır.Roman realist bir tutum ve anlayış ile yazılmıştır.
OLAY ÖRGÜSÜ
Fransız İhtilali öncesinde haksız yere hapse atılan Doktor Manette kızı Paris’ten ayrılıp, İngiltere’ye yerleşir. Doktor Manette’in kızı orada aristokrat bir aile olan Evromonde'lerin oğlu Charles Darnay ile evlenir. Danay ihtilal sırasında gelen bir mektup üzerine Paris’e dönmek zorunda kalır ve sadece aristokrat olması sebebi ile idama mahkûm olur. Doktor Manette ve kızı, Danay’ı kurtarmak için Paris’e gider