Ribelle

Ribelle
Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana...
Demokratlığın tek kriteri,sadece kanlı ve iğrenç 15 Temmuz'a karşı durmak değildir;sosyal demokratlık aynı zamanda "Erdoğan darbesi"ne karşı çıkmaktır.
Sayfa 641 - Everest·Kitabı okudu
Siyaset
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yahudi bir öğretim üyesi:
"Arapların kahramanları arasında hălă Saddam Hüseyin var.Humeyni var.Tamamen bir başarısızlık öyküsü olan Nasır var.Hălă Kudüs'ü Haçlılar'dan kurtaran Selahattin Eyyubi var.Oysa,Arapların bir kahraman olarak Atatürk gibi bir sosyal reformcuya ihtiyaçları var."
Sayfa 551 - Everest·Kitabı okudu
Siyaset
Münih,1943 yılı Hitler'in korku imparatorluğu yalnız Almanya'nın değil tüm Avrupa'nın,Sovyetler Birliği'nin üzerine olanca korkunçluğuyla çökmüş durumda. Münih Üniversitesi'nde bir avuç üniversite öğrencisi bir araya gelir,gizli bir örgüt kurarlar.Adı Beyaz Gül olan direniş õrgütü. Hitler diktatőrlüğüne karşı,Hitler savaşına karşı daktiloyla yazdıkları barış ve özgürlük bildirilerini teksirle çoğaltıp el altından dağıtırlar Hitler'in gizli polisi Gestapo bir gün Sophie Scholl'la kardeşi Hans Scholl'u üniversitede bildiri dağıtırken yakalar.İki kardeş,mahkemede idam cezaları açıklanırken yargıçlara bağırır: Sizlerin sanık sandalyesine oturacağınız günler uzak değil! İki kardeş karanlık bir avluda giyotine giderken de barış ve özgürlük sloganları atar.
Sayfa 415 - Everest·Kitabı okudu
Siyaset
Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos 1921
Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O sathı bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça bırakılamaz. Onun için küçük, büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir; fakat, küçük büyük her birlik durabildiği noktadan yeniden düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler, ona uymaz; bulunduğu mevzide sonuna kadar durmaya ve direnmeye mecburdur Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Jacobo Timerman'a 1977'de işkence yaptıran ve yaptıranlar,1983 sonrası yargılanıp mahkum oldular Arjantin'de.İlhan Selçuk'a 1972'de işkence yapan ve yaptıranlar ellerini kollarınını sallaya sallaya ortalıkta dolaşmaya devam ettiler Türkiye'de... İkisi de yaşadıklarını kitaplaştırdılar. Şöyle dedi Jacobo Timerman kitabında: "Arjantin bir gün nasıl mutlu olacağını öğremecek." Şöyle dedi İlhan Selçuk kitabında: "Aklımda Seneca'nın bir özdeyişi: -Yeryüzünde gün ışığına layık olamayan nice insan var,ama güneş her gün doģar!" Arjantin ve Türkiye,birbirlerine hem çok uzak hem de çok yakın...
Sayfa 268 - Everest·Kitabı okudu
Siyaset