ribuvar

ribuvar
@ribuvar
TAHRAN'DA YAPILAN KÜRT-İRAN GÖRÜŞMELERİ Kadı Muhammed Tahran'da iki kez Iran Başbakanı Ahmed Kıvamussaltana ile, bir kez de Genelkurmay Başkanı General Razmara ile görüştü Her iki görüşmede de Sovyet Büyükelçiliği ile temas etti. Ahmed Kıvamussaltana görüşmelerde makul davrandı. Senendec'in de dahil olduğu bütün Iran Kürdistan'ının «Istan» diye adlandırılan bir tek eyalette toplanmasını ve bu eyaletin Merkezî Hükümet tarafından atanacak bir Genel Valinin yönetimine verilmesini önerdi. Böylece Kürdistan'ın kanunî statüsü de Azerbaycan'ınkine benzer bir duruma girecekti. Kadı Muhammed, Iran Başbakanının bu önerisini kabul etmek eğilimindeydi. Fakat Mehabad ile Tebriz arasındaki ilişkileri değiştirebilecek herhangi bir plan önerisini kabul etmek için Sovyetler Birliği'nin muvaffakatını almanın zorunlu olduğunu biliyordu. Kadı Muhammed'in Sovyetler Birliği Büyükelçiliğindeki karşılanışı, umduğu gibi pek parlak geçmedi. Orada, Kürtlerin, Kürt toplumu arasında yaşayan Azerî azınlığına karşı kötü muamelede bulundukları yolunda bazı yakınmalarla karşılaştı. Ayrıca kendisine, iran Başbakanı Ahmed Kıvamussaltana'nın önerilerinin kabul edilmesinin Azerbaycan'a ihanet anlamına geleceğini ve dolayısıyla Sovyetler Birliği'nin buna muvafakat etmesinin mümkün olamayacağını da bildirdiler.
Sayfa 245·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
13 Haziran günü Tebriz'de, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Başbakanı Cafer Peşvarî ile Tahran Hükümeti Temsilcisi Muzaffer Firuz arasında bir antlaşma imzalanması rastlantı değildi. Bu antlaşma, Sovyetler Birliği'nin tüm ülkede nüfuz sağlamasına dayolaçabilirdi. Antlaşmanın imzalanmasından sadece bir hafta, ve Mameşah çarpışmalarının patlak vermesinden de birkaç gün sonra, Sovyetler Birliği'nin Tebriz Konsolosu Haşimof, Sakız'ın kuzeyinde yer alan Sere köyüne geldi. Orada Kadı Muhammed .Molla MustafaBarzanî, Ömer Han Şıkak, Mîr Hac, Mustafa Xoşnav(Hoşnav) ile görüşen Haşimof, Kürt kuvvetleri Sakız'ınöte tarafındaki Iran kuvvetlerine baskı yapmakta ısrarlarına devam ederlerse, ingiliz nüfuz bölgesine girmelerinin kaçınılmaz olacağını sert bir dille ihtar etti. Toplantıda Haşimof'un ihtarlarını anlattıktan sonra, Kürtlerin önünde üç alternatif bulunduğunu ve bunlardan birini seçmelerinin zorunluolduğunu söyledi. Bu alternatifler şunlardı: 1-Kürt kuvvetlerinin, Rusların ihtarlarına aldırmayarak Senendec'e karşı saldırıya geçmeleri. 2 Rusların öğütlerini kabul ederek geri çekilmeleri. 3 Iran Merkezî Hükümetine boyun eğmeleri. Sovyetlerin, Güney cephesindeki Iran ordu birlikleri Komutanının, sınır bölgesindeki şehirlerin Kürt kuvvetleri tarafından işgal edilmesine göz yumulması konusunda pek yakında Tahran'dan emir alacağı yolunda verdikleri teminat, ikinci alternatife ağırlık kazandırıyordu. Kadı Muhammed, saldırı fikrinden vazgeçilmesinin tasvip edilmesi anlamına geldiği ve sağlam bir mantığa dayandığı anlaşılan bu Sovyet teminatını da anlattıktan sonra, nihaî kararı toplantıya katılmış olanlara bıraktı.
Sayfa 229 - Ne var ki toplantıya katılanların çoğunluğu ılımlı davranılmasını daha akıllıca buldu.·Kitabı okudu
24 Nisan 1946 sabahı, Sakız Garnizon Komutanı Albay Kisra, bazı topçu ve süvari birliklerinin desteğinde, 600 kadar askerden oluşan bir kuvvetle, «düşman» topraklarına girmek üzere kuzeye doğru harekete geçti. Askarî bandonun çaldığı marşların eşliğinde yürüyüşe başlayan alay, öğleye kadar sekiz millik bir mesafe alarak, Kürtlerin «Qehrawa» (Kahrava) diye adlandırdıkları küçük «Kahrabad» köyüne ulaştı. Orada karşılarına, her taraftan çıplak dağlarla çevrelenmiş olan verimli topraklardaki sık ağaçlı bahçeleri sulayan soğuk pınar suları çıktı. Burada askerler silâh ve ağırlıklarını bırakarak oturdular ve bir piknikteymişler gibi dinlenmeye geçtiler. Sakız'ın kuzey tarafında ve yolun batısında ise Barzanîler mevzilenmişlerdi. Iran alayının giriştiği bugüç gösterisi Barzanîlere doğrudan yöneltilmiş olanbir tehdit niteliğindeydi, iranlıların harekete geçtiği haberi her tarafa yayılmış ve düşmanlarına da ulaşmıştı. Bunun üzerine girişimi ele alan Barzanîler pusuya yattılar, sonra da ansızın saldırarak, her taraftan iran askerlerine yakın mesafeden ateş ettiler. Iran askerlerinden 21 kişi öldü, 17 kişi de yaralandı, 40 kişi de esir düştü. Kalanlar ise gerisingeri kaçtılar ve Barzanîler tarafından Sakız'a kadar kovalandılar.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Yedi maddeden oluşan, 23 Nisan 1946 tarihli Kürt-<Azerî Dostluk ve İşbirliği Antlaşmasının tam metni şöyleydi: «Madde 1 iki taraf, zorunlu gördükleri zaman, her biri diğerinin ülkesinde resmî temsilci tayin eder. «Madde 2 Azerbaycan'da Kürtlerin nüfus bakımından Türklere oranla çoğunlukta oldukları bölgelerde devlet dairelerine Kürtler tayin edilirler. Kürdistan'da da Türklerin Kürtlere oranla çoğunlukta oldukları bölgelerde de devlet dairelerine Türkler tayinedilirler. «Madde 3 Her iki Hükümet, ekonomik sorunların ele alınıp çözülmesi amacıyla bir ortak ekonomikkomisyon kuracaklardır. Bu komisyonun vereceği kararlar, her iki hükümetin başkanları için bağlayıcı olmak gerekir. «Madde 4 Zorunluluk halinde iki taraf bir askerî antlaşma imzalayacaklar ve taraflardan her biri diğerine gereken desteği sağlayacaktır. «Madde 5 İran Hükümeti ile bu antlaşmayı yapan taraflardan biri arasında yapılmak istenen görüşmelere, öteki tarafın onayı alınmadan başlanılmayacaktır. «Madde 6 Azerbaycsn Halk Cumhuriyeti Hükümeti, kendi sınırları içinde yaşayan Kürtlerin dil vekültür gelişmelerinde katkıda bulunmak amacıyla gereken tedbirleri alacaktır. Mehabad Kürt Cumhuriyeti Hükümeti de, kendi sınırlarında yaşayan Türkler içinaynı yükümlülüğü yerine getirecektir. «Madde 7 Her kim ki iki halk arasındaki tarihsel dostluk ve işbirliğini zedeleyici girişimlerde bulunursa ve her kim ki iki halkın ulusal birliğini ortadan kaldırmaya çaba harcarsa iki halk tarafından cezalandırılacaktır.»
Sayfa 194 - Ne var ki daha sonra, Iran Başbakanı AhmedKıvamussaltana, iran Hükümeti ile yapılacak antlaşmayla ilgili beşinci maddenin bilmezlikten gelinmesini isteyen Azerbaycanlıların bu arzusundan yararlanmasını bildi. Böylece, Tebriz'de Azerbaycan liderleriyl·Kitabı okudu
Kürt Ulusal Marşı'nın ilk kıtası ile nakaratında tahmin edileceği gibi Anavatan ve «öğretici önder» Başkan Kadı Muhammed yüceltiliyordu. Ne var ki Mars'ın son kıtası, Mehabad Kürt Cumhuriyeti'nin coğrafî özlemlerini ortaya koyması bakımından çok büyük anlam taşıyordu. Son kıta şöyleydi: «Neftim awê zîyane <Le Sêrt û Kermanşa'ne «Baba Gurgur dızane «Le Mûsıl'da hemane.» Bunun çevirisi şöyledir: «Petrolüm hayat suyu «Hem Siirt'te, hem Kermanşah'ta «Baba Gurgur da biliyor ki «Musul Petrolü de bizimdir.»
Sayfa 179·Kitabı okudu