ribuvar

ribuvar
@ribuvar
Sovyetler Birliği'nin Mart ayı başlarında başlayan bu askerî atılımı sürpriz oldu ve siyasal gözlemciler bunun nedenleri konusunda şaşkına döndüler. Bu atılımdan önce iran'daki Sovyet kuvvetleri Rızaiye'de bir piyade tümeni, Tebriz ve Erdebil'de birer süvari tümeni ve yine Erdebil'de ve Tahran yolu üzerinde bazı tank birliklerinden ibaretti. 6 Mart günü, mekanik savaşta uzmanlaşmış olan Mareşal Ivan Bağramyan İran'daki Sovyet Kuvvetleri Başkomutanlığı görevini aldı. Ülkede mevzilenmiş diğer birlikleri takviye etmek için de 750 tanktan oluşan bir kuvvet gönderilerek Türkiye ve Irak sınır bölgelerinde mevzilenmeye başladı. Aynı sıralarda Mareşal Taibokin komutasındaki bir diğer Sovyet ordusu da Güney Bulgaristan'a ilerleyerek oradaki Türkiye sınır bölgesinde mevzilendi. Bunun üzerine askeri gözlemciler, Sovyetler Birliği'nin bu hareketlerinin İran'ı baskı altına almayı amaçladığını, Türkiye'ye karşı yapıldığını anladılar. Yazarın sözünü ettiği Amerikan protesto notası bu konuyla ilgiliydi. Sovyet Hükümetine verilen bu notanın başında şöyle denilmekteydi: «Birleşik Devletler Hükümeti, savaşa girmiş olan Sovyet ordularının geniş çapta bir harekâta giriştikleri ve Sovyetler Birliği'nden Tebriz'e, oradan da Türkiye ve Irak sınırına ve Tahran'a doğru savaş gereçlerinin sevkedilği yolunda raporlar almaktadır. Birleşik Devletler Hükümeti, Sovyet Hükümeti'nin iran'daki mevcut kuvvetlerini çekeceği yerde İran'a yeni yedek kuvvetler göndermesini gerektiren nedenler konusunda bilgi sahibi kılınmak istemektedir.»
Sayfa 173 - Olaylar bir bunalıma dönüşmek üzereydi ki, Sovyetler Birliği ansızın tutumunu değiştirdi. Birleşmiş Milletler'deki Sovyet Temsilcisi Gromiko, 26 Mart 1945' da yaptığı açıklamada, hesapta olmayan bir durumbaş göstermediği takdirde, Sovyet kuvvetl·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
1945 yılının Nisan ayında, Barzan aşiretinin ileri gelenlerinden Ulu Bey adında bir kişi, Mêrgesor'unkuzeyinde bulunan bir polis karakoluna giderek çayve buğday almak istedi. Kendisiyle polisler arasındaçıkan tartışma kısa zamanda büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavgada Ulu Bey ve birkaç polis öldüler. Bunun üzerine Barzanîler Mêrgesor Karakolunu öncekuşattılar, sonra da işgal ettiler. Molla Mustafa Barzanî o sırada, Barzan bölgesinin batı kesiminde bir aşiret anlaşmazlığını gidermekle uğraşıyordu. Kavgayı haber alır almaz derhal döndü ve çarpışmaları yönetme işini eline aldı. Ayaklanmanın yayılmasıyla birlikte Molla Mustafa da yavaş yavaş milliyetçi hareketin liderlik mevkiine yükseliyordu, ingilizlerin de kendisini desteklediklerini iddia ediyordu. Oysa ingiliz yetkilileri, kendisine karşı Irak Hükümetini destekleyeceklerini hem bildirdiler, hem de açıkça ihtar ettiler.
Sayfa 134 - Bu çatışmalar sonrası Barzani İran'a geçti.·Kitabı okudu
Şeyh Reşid Lolan, din ve şeriat adına Barzanîlere karşı «cihad» ilân etti. Kendisi de Nakşibendî tarikatının bir şeyhiydi. Barzanîlere karşı böylesine düşmanca savaşmasının dış etkenler sonucu olup ol¬madığı konusu hâlâ aydınlığa kavuşmamıştır. Sonunda Şeyh Reşid Lolan, Şeyh Ahmed'in bir genç kardeşi tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı. Şeyh Reşid Lolan'ı yenilgiye uğratan bu gencin adı Molla Mustafa Barzanî'ydi. Bunun üzerine «güvenliği yeniden sağlamak» gerekçesiyle Irak ordusundan bir tabur, Mustafa Barzanî'ye karşı gönderildi. Fakat o da ağır bir yenilgiye uğratıldı ve yok edild.i Bu sefer durumu kurtarmak üzere ingiliz Kraliyet Hava Kuwetleri'ne bağlı savaş uçakları yardıma çağrıldı. Şunu da belirtelim ki bu, savaş uçaklarının son yardıma çağrılışı olmayacaktı.
Sayfa 121 - 1943 yılında patlak veren Kürt hareketi sırasında da İngiliz ve Irak tarafından savaş uçakları kullanıldı. Fakat savaş uçaklarının Kürt hareketine karşı en korkunç biçimde kullandıkları dönem, 1961-1975 yıllan arasındaki dönemdir. 1958 Temmuz devriminden ·Kitabı okudu
1919 yılında ise, sınırlı olanaklarıyla zafer kazanmış olan ingilizler, o zamana kadar hâlâ anlaşmazlık konusu olan Musul vilâyetinde hak iddia eden Türkiye'ye karşı güçlü bir sivil yönetim kurmaya çalıştılar. Şeyh Ahmed Barzanî de İngilizlere karşı direnmek için Türklerden yardım istedi. İngilizler o sıralarda merkezî bir otorite kurmak istiyorlar ve aşiretlerin özgürlüğünü kısmaya, başıboşluğu ortadan kaldırmaya çalışıyorlardı. 1927 yılının sonlarına doğru Şeyh Ahmed ilginç bir iddia attı ortaya. Din ilkelerine aldırış etmeden, Allah'ın varlığının kendi içine girdiğinin müritleri tarafından ilân edilmesini istedi. Bu iddiayı izleyen aşiret kavgası polis kuvvetlerinin müdahalesine yolaçtı. Şeyh Ahmed'in «Allah'la birlik» iddiası da ortadan kalktı. Fakat nüfuzunu kaybetmedi
Sayfa 119·Kitabı okudu
1908 yılında Şeyh Abdüsselâm Barzanî, Osman¬lı yönetimine meydan okuyarak Barzan'da ayaklandı. Şeyh Abdüsselâm da Şemdinan şeyhleri gibi Ruslarla işbirliği yapıyordu. Ruslar da Osmanlılara karşı Kürtlerin aşiretçi gücünden yararlanmak istiyorlardı. Sonra Osmanlılar 1914 yılında Şeyh Abdüsselâm Barzanî'yi yakalayarak Musul'da astılar. Onun yerine, ateşli bir genç olan Şeyh Ahmed Barzanî geçti.
Sayfa 118·Kitabı okudu