ribuvar

ribuvar
@ribuvar
O tarihten birkaç ay önce Kuzey Irak'ta Molla Mustafa Barzanî'nin liderliğinde patlak vermiş olan ve «Rizgarîyê Kurd» örgütü aracılığıyla büyük Kürt ulusal hareketine bağlı olduğunu ilân eden Kürt Silâhlı ihtilâli konusuna da değinen Cafer Bakırof, Barzanî'yi «ingiliz ajanı» olmakla suçlayarak şöyle dedi: «Molla Mustafa Barzanî ingilizlerin bir ajanıdır. Durum bu olunca da kendisine kuşku ile bakmak ve ona karşı dikkatli davranmak gerekir.»
Sayfa 113·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
1942 yılında Sovyetler Birliği Nazi saldırısına uğramıştı ve hatlarının gerisinde bulunan Kürt bölgesinde Alman nüfuzunun, planlarının ve oyunlarının yer etmemesi için çalışıyordu. 1945 yılında ise Sovyetler Birliği zafer kazanmış bir devdi ve savaşın bıraktığı genel istikrarsız durumdan en olgun meyveyi elde etmeye hazırlanıyordu.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Daha sonra bağımsız bir Kürt devletinin nasıl kurulması gerektiğine değinen Bakırof dedi ki: «Kürtlerin kendi özerkliklerini kurmak için acele etmelerini gerektiren bir durum yoktur. Çünkü Kürtlerin özgürlüğünün sağlam temellere dayanması gerekir. Bu temel de ancak, halkçı güçlerin yalnız İran'da değil (...) Irak'ta da başarıya ulaşmalarıyla atılabilir. Bağımsız bir Kürt devletinin kurulması konusunun ise, ilerde tüm halkın birleşmesi için fırsat doğduktan sonra ele alınması daha uygun düşer. Şu sıralarda ise, Kürt özlemleri, Azerbaycan çerçevesi içinde bir özerk yönetimle yetinmelidir.» Galiba bu, Kadı Muhammed'in duyduğu ilk Azerbaycan gerekçesi değildi. Başka vesilelerle de benzer gerekçeler duyduğu anlaşılıyordu. Zira Bakırof'a verdiği cevapta son derece açık ve hiç bir yoruma yer bırakmayacak biçimde net konuştu: Kadı Muhammed şöyle dedi: «Kürtler Azerbaycan çerçevesi dışında bir özerkyönetim kurmaya kesin karar vermişlerdir.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Ekim 1945'te Irak Kürdistan Komünist Partisi, çözülmüş ikiye bölünmüş olan Irak Komünist Partisi'nin enkazı üzerinde kuruldu. Parti, kendi yayın organı olarak da Şoreş (Devrim) adıyla bir gazete yayınlamaya başladı. Daha sonra Parti de ay¬ nı adla anılacak ve «Şoreş Partisi» diye tanınacaktı. Bu par¬ tinin liderleri, bölünmüş olan Irak Komünist Partisi ile yaptıkları görüşmelerden ve Kürdistan'da yaptıkları siyasal çalışmalardan kısa bir süre sonra, başarıya ulaşma şanslarının az olduğunu görünce, Kürdistan'a özgü ve Kürt kurtuluşu sloganı altında, bilinçli, ulusal, yurtsever unsurların çoğunu içine alacak bir si¬ yasal partinin varlığının zorunlu olduğunu anladılar. Partinin liderleri, böyle bir parti kurmak konusunda komünist olmayan Ali Hamdi, Dr. Cafer Muhammed Kerim, Avukat Reşid Baclan gibi Kürt milliyetçileri ile anlaşmaya vardılar. Bu anlaşma sonu¬ cunda yeni parti kuruldu. Bu yeni partinin adı «Rizgarîyê Kurd» (Kürt Kurtuluşu) idi. Partinin programının tam metni, Avukat Zeyd Ahmed Osman tarafından yazılıp Kahire'de yayınlanan Nıdal el- Ekrad (Kürtlerin Mücadelesi) adlı kitapta yer almıştır. Yeni ku¬ rulan partiye demokrat üyeler ve yukarıda adı geçen Irak Kür¬ distan Komünist Partisi'nin üyeleri katıldılar. Irak Kürdistan Ko¬ münist Partisi'nden olup da yeni partiye katılanlar partiyi fiilen yö- netmeye, ona yön vermeye ve Rızgarî (Kurtuluş) gazetesinde yer alan yazılan yazmaya başladılar. İşte bu nedenle parti, bir ko¬ münist görünüm kazandı ya da, o sıralarda İfade edildiği gibi, o aşamadaki zorunlukların gerektirdiği bir Kürt ulusal cephesi şek¬ lini aldı. Bu iki örgütün yanı sıra, Süleymaniye'de de Avukat İbra¬ him Ahmed'in liderliğinde «Komel» örgütünün bir kolu vardı. İs¬ mail Hakkı Şaweys (Şaveys), şair Faik Bêkes (Bikes) ve Ze¬ kiye Baban'rn da lider
Sayfa 97·Kitabı okudu
Irak'ta ise başgösteren anlaşmazlıklar, Irak Komünist Partisi'nin Kürt Komünist Partisi'nden ayrılmasına yolaçtı. Bunun nedeni Irak Komünist Partisi'nin Kürt Komünist Partisi'ni asimile edip kendi içinde eritmek istemesi, Kürt Komünist Partisi'nin de kendi bağımsızlığını ve ayrı kimliğini korumaya çalışmasıydı. Kürt Komünist Partisi'nin üyeleri, Irak Kürtleri için çalışan bir genel ittifak içinde de çalışıyorlardı. «Rızgarîyê Kurd»(95) diye adlandırılan bu ittifakın adı, çoğu zaman bir geniş halk cephesini nitelemek için kullanılıyordu. Bu geniş cephe 1944 yılının Nisan ayından sonra Iran Kürdistan'ındaki «Komel» örgütünü ve Irak Kûrdistan'ındaki Kürt siyasal gruplarını içine alıyordu.(Bu cephenin adı daha sonra «Kürdistan Demokrat Partisi» olacak.)
Sayfa 95·Kitabı okudu