Daha önce barış, hiç insanların savaşı imkansız bulabileceği kadar yaygın olmamıştı.
Akademisyenler bu gelişmeyi, çok sayıda makale ve kitapta inceleyerek, buna katkı yapan birtakım etkenleri belirlediler.
Çoğu insan uluslararası savaşın ortadan kalkmasının zengin Batı Avrupa demokrasilerine özgü olduğunu düşünüyor, ama aslında barış Avrupa'ya dünyanın öbür bölgelerinden daha sonra geldi. Arap dünyasının pek de barışçıl olmadığını düşünürüz, ama Arap ülkeleri bağımsızlıklarını kazandıktan sonra sadece bir kez bir Arap ülkesi diğerini işgal etmeye kalkıştı (1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgali). Birtakım sınır çatışmaları (örneğin Suriye'yle Ürdün arasında 1970'te), birbirlerinin içişlerine silahla müdahaleler (Lübnan'daki Suriyeliler), pek çok içsavaş (Cezayir, Yemen, Libya) ve çok sayıda askeri darbe ve isyanlar olmuştu, ama Körfez Savaşı dışında Arap devletleri arasında gerçek anlamda uluslararası bir savaş çıkmadı.
Gerçek barış sadece savaş olmaması değil, savaşın mantıkdışı hâle gelmesidir.
"Birbirine yakın her iki ülkenin, bir yıl içinde birbirlerine savaş açmalarına sebep olacak mantıklı bir senaryo mutlaka vardır."
Ortaçağda Nürnberg'de oturan biri, Alman ulusuna karşı kısmen sadakat hissetmiş olabilir, ama kendi ailesine ve yerel topluluğuna olan sadakati bundan çok daha fazlasıydı;
Zamanla, devletler ve piyasalar, giderek büyüyen güçlerini kullanarak geleneksel aile ve topluluk bağlarını zayıflattı. Çatışmaları önlemek ve anlaşmazlıkları çözmek için polisleri görevlendirip olayları mahkemelere taşıdı; geleneksel köklü pazarlar yerini sürekli değişen yeni piyasalara bıraktı, ancak bu yeterli değildi. Ailenin ve topluluğun etkinliğini gerçekten kırmak için beşinci bir kola ihtiyaç vardı.
Devletler ve piyasalar insanlara reddedemeyecekleri bir teklifle geldi: "Birey olun! Ailenizden izin almadan kiminle istiyorsanız onunla evlenin. Büyüklerinize rağmen istediğiniz işi yapın. Ailenizle yemek yiyemeyecek de olsanız istediğiniz yerde yaşayın. Artık ailenize veya topluluğunuza bağımlı değilsiniz. Biz devlet ve piyasa olarak size bakacağız. Size gıda, barınma, eğitim, sağlık, sosyal haklar ve iş vereceğiz. İşsizlik maaşı, sigorta ve koruma sağlayacağız."