Evlenmek, bir aile kurmak, doğmak isteyen bütün çocukları kabullenmek, bu güvenilmez dünyada onları var etmek ve hatta biraz da yol göstermek benim inancıma göre bir insanın ulaşabileceği en yüksek noktadır.
Birinin önünde çıkacağı beş alçak merdiven basamağı, bir başkasının önündeyse tek ama o beş basamağın toplamı kadar yükseklikte bir basamak olması gibidir bu; birinci kişi yalnızca bu beş basamağın değil, daha yüzlercesinin ve binlercesinin üstesinden gelecektir; büyük ve çok yorucu bir yaşam sürmüş olacaktır, ancak çıktığı basamaklardan hiçbiri onun gözünde ikinci kişi için o tek, ilk, yüksek, sahip olduğu bütün güçleriyle tırmanılması olanaksız, ne yukarı ve elbette ne de dışına çıkabildiği basamağın taşıdığı anlamı taşımış olmayacaktır.
İlkokulun birinci sınıfını asla geçemem diye düşünüyordum, ama başardım, hatta dereceye bile girdim; ancak lise giriş sınavını asla kazanamam sandım lakin başardım; ama artık lise birinci sınıfta mutlaka sınıfta kalırım dedim; hayır, sınıfta kalmadım ve sürekli başardıkça başardım. Ancak bunların sonucunda bir güven doğmadı, tersine ne kadar çok başarırsam, işin sonunun o ölçüde kötü biteceğinden kuşkum yoktu.