“Koşulsuz bir Evet ya da Hayır’a inanma gereksinimi,bir zayıflık gereksinimidir. İnanç insanı, her türden “inanan”, zorunlu olarak bağımlı bir insandır -öyle bir insan ki ne kendisini bir amaç olarak koyabilir, ne de kendisinden hareketle bir amaç bulabilir. “İnanan” kendisine ait değildir; o yalnızca bir araç olabilir; kullanılması gerekir; birinin onu kullanmasına gereksinim duyar.”
“Büyük şeylere ulaşmayı arzulayan ve bunun yollarını arayan bir tin, zorunlu olarak kuşkucudur. Her türlü kanıdan bağımsızlık, güçlülüğe ve özgür bakış açısına aittir.”
“Kanılara varan insanlar, neyin değer taşıdığına ve neyin değerden yoksun olduğuna karar vermek söz konusu olduğunda önem taşımazlar. Kanılar tutsaklıktır.”