"Dünyada hiçbir erkek biz kadınların bu fedakarlıklarını hak etmiyor. Erkekler! Onlar bizim masumiyetimizin ve huzurumuzun düşmanları; bizi ana babamızın sevgisinden, kız kardeşlerimizin dostluğundan yoksun bırakırlar, bedenimizden de ruhumuzdan da bir tek kendileri yararlanırlar, çaresiz hayatlarımızı kendilerininkine bir köpeğe tasma takar gibi zincirlerler."
"Bir kadının başına gelebilecek, onu hayat boyu kedere ve utanca boğacak başka bir felaket var." dedim.
"Neymiş o?" diye sordu merakla.
"Kendi namusuna ve sevdiği adamın bağlılığıyla onuruna çok safça güvenmesi." diye karşılık verdim.
Üzerinde yaşadığımız dünyanın güzelliklerine hayranlık beslemek hepimizin sonradan edindiği medeni bir beceri, öğrendiğimiz bir sanat; üstelik aklımız tembellikte ve boş olmadığı sürece pek azımız bu becerimizi kullanıyoruz.