Ruhun duyguları kalpte hissettiğini düşünenlerin görüşüne gelirsek, böyle bir şeyi kabullenmemiz söz konusu bile olamaz. Çünkü en nihayetinde bu görüşün temeli, duyguların kalpte bir değişim meydana getirdiği inancına dayanıyor. Oysa beyinden kalbe inen minicik bir sinir işe karışmamış olsaydı, bu değişimin kalpteymiş gibi hissedilmeyeceğini anlamak çok kolay olurdu. Ayaktaki sinirlerden dolayı acının ayaktaymış gibi hissedilmesine benzer bir durumdur bu.
En zayıf ruhlu insanlar bile bütün duyguları üzerinde mutlak bir hâkimiyet elde edebilirler, yeter ki onları terbiye etmek ve idare etmek için gereken gayreti gösterebilsinler.
Yapmış olduğumuz bir iyilik bize içsel bir tatmin yaşatır ki bu duyguların en tatlısıdır. Buna karşılık işlemiş olduğumuz bir kötülük pişman olmamıza neden olur ki bu da bütün duyguların en acısıdır.