“Sanıyor musun ki bütün gecelerini okuyup yazmakla, çalışmak ve incelemekle geçirirsen sana idealist diyeceğim. Elbette hayır. Her şeyden önce bu incelemeleri ve çalışmaları ne için yaptığını öğrenmek isterim. Bütün gece sevgilisini görebilmek için uyanık kalan adama idealist demem, aşık derim. Şöhret için uyanık kalırsan sana açgözlü derim. Ama aklını geliştirmek, olgunlaştırmak, tabiata uymaya alışmak ve ödevlerini yerine getirmek için uyanık kalırsan ancak o zaman sana idealist derim. Çünkü insana yakışan tek ideal budur.”
Ama Kur’an-ı Kerim Allah’ın, yarattığı insana kendi ruhundan üflediğini söyler. Bir müslüman diyebilir ki, Allah’ın kendi ruhundan üflediği bir ruha sahip varlıklar olarak bizim kabul ettiğimiz temel ahlaki ilkeler köken itibariyle ilahidir.
Tokyo rasathanesi Direktörü Prof. Yushidi Kusan şöyle söylüyor:
“Kuran da doğru astronomik gerçekleri bulduğum için çok fazla etkilendiğimi söyleyebilirim. Kur’an okuyarak ve soruları Kur’an’dan cevaplayarak evren araştırmalarım için gelecekteki yolumu bulabileceğimi düşünüyorum.”
O zaman da yalnızlık kendinizi yalnız hissedip hissetmemenizle değil, uzaklığını düşünüp kendinizi yalnız hissetmenize yarayacak bir kişinin bile yanınızda olmamasıyla alakalıdır.