Allah için öfkeden başka hiçbir davranış kabûl etmiyorum. Benim kalbim kırılmak içindir; başkalarının kalbiyse okşanmak için...Asıl ben, kalb kırmamaya bakayım...
Sed kenarında hasır koltuklarından İstanbul'a doğru bakıp dediler: -Şu İstanbul ne garip belde!..İnsan mü'min olmak için de, kâfir olmak için de burada her vasıtayı, her imkânı bulabilir.
En taşkın yakınlaşma cehdine rağmen insanların birbirlerine ne kadar uzak olduğu, herkesin kendi içinde ve kendi hücresinde yapayalnız kaldığı hakikatini alev alev içiyordum. Bu hâl bana, sadece bana hissettiriyordu ki, Allah'tan başka her yakınlık, temelsiz bir vehimden ibaret...
Öldükten sonra ebedî hayat...Cennet veya Cehennemde ebediyet...Sonu olmamak? Hep var olmak, hep var olmak?..Bu dünyadaki devam ölçüsüne göre nasıl kavranır bu iş? Akıl patlamaz da ne yapar?