Yalan söyleyen, yalan söylediği ortaya çıkan insanın toplumda tamamen itibarsız bir alana sürgün edilmesi; bir insanın vaat ettiği halde sözünden döndüğü tespit edilmişse onun artık hiçbir güveni hak etmediğinin vurgulanması, bunun alenen ortaya konulması ve emanete hıyanet edeceği ihtimali olan insanların teşhis edilmesi. Bunları yapmaya girişemediğimiz zaman, bunları yapmak bize zor geldiği zaman yavaş yavaş münafıklığın da bize bulaştığını kabul etmemiz lâzım. Yani yalan söyleyen insanların hoşgörüden yararlandığı ve sözünden dönen insanların geçerli alanlarda yer tuttukları ve ihanet edeceğini bile bile kendilerine bir şeyler emanet edilen insanların imtiyazlı durumda olmaları bizim imanımıza bir tasalluttur. Biz imanımızı bu gibi insanlarla bağımızı kopararak, artık bağımız kalmadığını belli ederek koruyabiliriz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mü’min olmak dünyadan elini eteğini çekmek anlamına gelmiyor. Ama aynı zamanda dünyanın terk edildiği zaman gözyaşı dökülmeyecek kadar sakatlık içinde bulunduğunu da bize öğretiyor.
Nasıl bizim zindandan çıkmak yönünde isteğimiz olağansa, dünyadan çıkmak yönündeki isteğimiz de olağan kabul edilmelidir. Mü’min için dünya tıpkı zindan gibi, terk edilmesi hüzün verici olmayan bir yerdir.
Amcasının oğlu Abdullah ise, bir genç olarak, devesinin terkisinde iken Resûlullah aleyhisselatu vesselamdan duyduğu öğütleri zihnine nakşetmiştir: “Yavrum! Allah’a karşı [edebini] koru, Allah da seni korusun! Allah’ı[n üzerindeki hakkını] koru ki, O’nu karşında [himaye edici] bulasın. Bollukta Allah’ı tanı ki, darlıkta da O seni tanısın. Bir şey isteyince Allah’tan iste. Yardım talep edeceksen, Allah’tan yardım dile. Zira kullar Allah’ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için bir araya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah’ın yazmadığı bir zararı sana vermek için bir araya gelseler, buna da muktedir olamazlar. Kalemlerin mürekkebi kurudu ve sayfalar dürüldü. Sen yakînî bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna gitmeyen şeyde sabırlı olmanda çok hayır var. Şunu da bil ki, yardım sabırla birlikte gelir; kurtuluş da sıkıntıyla gelir, zorlukta da kolaylık vardır, bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamayacaktır.”