ramazan uzun

Varolabilme yürekliliğini taşımayan bir insan; çünkü dünyamızda varolmak, farklı olabilmek demekti; ama o tepeden tırnağa bir kalıptan, kurulmuş bir terzi mankeninden başkaca bir şey değildi; bağışlayıcı bir gücün yarattığı rastlantılarla harekete geçirilen ya da durdurulan, dolayısıyla yalnızca rastlantılara bağımlı olan, en küçük bir etkiden ve güçten yoksun, hep aynı boş tümceleri, kendisine zararı dokunmayacak tümceleri geveleyen bir manken.Hemcinsleri iyönlendirebilecek, değiştirip biçimleyebilecek normal bir insan yaşıyor muydu ki yeryüzünde? Georges'un aşkıyla yanıp tutuşan, özellikle onun kollarındayken uğruna yaşamlarını vermeye hazır olan kadınlar daha sonra, ne idiyseler yine o olup çıkıyorlardı; sürüp sürüştürmekten ya da erkeklerden başka bir şey düşünmeyen, yalnızca iyi bakılmış bir tenden oluşma hayvancıklardı tümü de
Sayfa 489 - sel·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Georges Kien, bu hastaların oluşturdukları bir toplumun üyesi olduğundan ve kendini onların tasarımlarına adadığından bu yana, klasik anlamda yazınsal yapıtları da okumaz olmuştu.Romanlarda anlatılan, hep aynıydı. Georges, eskiden büyük bir tutkuyla okur, artık değişmez, rengini yitirmiş, eskimiş ve bildirisini yitirmiş saydığı eski tümcelere ilişkin yeni söyleyiş biçimlerinden büyük zevk alırdı.O sıralarda dil çok önem vermiyordu.Dilden tek beklediği, akademik anlamdaki doğruluktu; en iyi romanlar, içindeki insanların en seçkin düzeyde konuştukları yapıtlardı.Kendisinden önceki tüm yazarlar gibi anlatabilen, onların yasal halefi sayılırdı.Böyle bir yazarın görevi, yaşamın insana acı veren, batan sivri çokyönlülüğünü bir kağıdın dümdüz yüzeyine geçirebilmek, böylece de çabuk ve zevkli biçimde okunulup geçilmesini sağlamaktı.Tatlı bir okşamayı andıran okuma, kadınlar ve kadın doktorları için aşkın bir başka türüydü; kadınların mahrem okuma zevklerinden anlamak ise bir kadın doktorunun uğraşının gerekleri arasındaydı.Akıl karıştıran anlatımlar, yabancı sözcükler bulunmamalıydı; bir yol daha önce ne denli çok kullanılmışsa, o yoldan edinilebilecek zevk ve o denli ayrımlaşmış olurdu.Roman yazınının tümü, kibarlığı öğreten bir ders kitabı sayılabilirdi.Okuyan kişiler, zorunlu olarak nazik olurlardı.Bu gibilerin başkalarının yaşamlarına katılmaları, kutlamalar ve başsağlığı dilekleriyle sınırlıydı.Georges Kien, mesleğe kadın doktoru olarak başlamıştı. Genç ve yakışıklı oluşu yüzünden büyük bir müşteri kitlesi kazanmıştı.Yalnızca birkaç yıl süren o dönemde kendini Fransız romanlarına adamış, bu romanların kendi başarısına katkısı önemli olmuştu.Kadınlara elinde olmaksızın sanki onlara aşıkmış gibi davranırdı.Tüm kadınlar onun beğenisine hak verirler ve bu beğenmenin getirdiği
Sayfa 484 - sel·Kitabı okudu
Akıl hastaları sayesinde, çağının en büyük aydınlarından biri olup çıkmıştı.Hastalarından öğrendikleri, onlara verebildiklerinden daha çoktu.Hastaları eşsiz yaşantılarıyla onu zenginleştiriyorlardı; Kien ise iyileştirebilmek için onları daha yalın bir düzeye götürüyordu, o kadar.Bazılarında karşılaştığı zihinsel güçleri ve ince zekayı tanıma sığdırabilmesi olanaksızdı.Gerçek diye nitelendirilebilecek kişilikler, yalnızca bu hastaların taşıdıkları kişiliklerdi; yalınlıktan tana hiç bir eksikleri yoktu ve gerçek karakterleri sergiliyorlardı; iradelerinin sapmazlığını ve gücünü bir Napoleon kıskanabilirdi.Georges Kien, bu hastaların arasında tüm ozanlardan daha yetenekli olan, hep yeni esinlerle dolu gülmece ustaları tanıyordu; bunların düşünceleri hiçbir zaman kağıda geçirilen düşüncelerin düzeyine inmezdi; gerçekliklerin dünyasının ötesinde çarpan bir yürekten kaynaklanan bu düşünceler, yabancı fatihler gibi bu gerçekliklerin üzerine saldırırlardı.Ganimet peşinde koşanlar, dünyamızın hazinelerine giden yolun en iyi kılavuzlarıdır.
Sayfa 484 - sel·Kitabı okudu
Doktora göre ancak yalnızca kendilerini düşünen insanlar deilirirlerdi.Delilik, bencilliğin cezasıydı.
Sayfa 481 - sel·Kitabı okudu
Tarih, tuhaf yanılgıların öyküleriyle doluydu.
Sayfa 478 - sel·Kitabı okudu