Oysa bir şey ummanın, hayal kırıklığını davet etmek olduğunu o kadar iyi biliyordu ki!Şimdiki tekdüze hayatında isteği kısıtlamış, umudu en alt düzeye indirmiş bulunuyordu.
Kendini asla geleceği düşünmemeye alıştırırken, diğer yandan da bir geleceğin varlığına inanmayı istiyordu.Çünkü yokluğuna inanırsa yıkıcı bir umutsuzluk içine sürüklenecekti.
Belki siz Kishikawa denilen bu adamın suçsuz olduğuna inanıyor olabilirsiniz.Belki de haklısınız.Ama sizi temin ederim ki adam savaş suçlusu sayılabilecek durumda.çünkü bir kere bu şerefe ermenin birinci şartı, kaybeden tarafta olmaktır.O da kaybeden taraftaydı.