Remzi Gülek

Remzi Gülek
@rmzglk
Hiçlikte boğulur insan Düştüğünde masalından arkaraf.com/remzi-gulek remzigulek.blogspot.com/?m=1 Remzi Gülek
Büyükada
Kadıköy, 4 Ağustos
21 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
DÜŞLERİN GÖLGESİNDE
Tüm düşlerimin gölgesinde yüzüyorum Aşkın kokusunu soluyorum Unuttum, hatırlamıyorum Nereden geliyor ve nereye gidiyordum Hala sarhoşluğu üzerimde o gizin Ve dilimin ucunda tadı, içtiklerimin Giysilerim yırtık ve kirli Bilmiyorum hangisi düş, hangisi gerçekti Şimdi bana hangi şiiri söyleyebilirsin Her şeyi hatırlatması için Beni yeniden yaratıp Yeni bir düşe salması için Rüzgâra bıraktım kendimi Sessizliğin yankılarını dinliyorum Özgürlüğün, aşkın ve hiçliğin Hatıralarını içiyorum 05/2018
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BENİ ÖLDÜRMELİSİN
Şiirsiz dilim ve uykusuz gözlerimle geldim Sana yalvarmak için Başka hiçbir şeyim yok Beni öldürmelisin Bölük pörçük dünyamda Bin bir parçaya bölündüm Tüm parçalarımı birlemek için Beni öldürmelisin Sıkışıp kaldım olmayışların hücresinde Nefessiz ve hareketsizim Özgürlüğüme kavuşmam için Beni öldürmelisin Tüm uyumsuz gerçekler Ve tutarsız itkiler içinde delirdim Kendimi bulmam için Beni öldürmelisin Hayır, can veremem tek başıma Zaten bir gün bulacaksın beni Bir kaldırım kenarında Üzerimde uçuşan kargalarla Ama beyhude olacak bu ölüm Hiçbir şeye dönüşmeyecek ömrüm Gözlerim kapalı gitmemem için Beni öldürmelisin
Şiir
Daha Mı Güzel ?
Güz yapraklarıyla örtüyorlar düşlerimi Bir deli gömleği giydirir gibi. Oysa hangisinin gerçekleri Gözlerimden daha güzel ki Sırf, bir kuş olduğum için değil mi Şu altın yaldızlı kafesler Hiç, bir kafesin cenneti Göğün dikenli rüzgârlarından güzel olabilir mi 2 Bana kim olduğumu söylediler, kanmadım. Saraylarından odalar sundular, almadım. Oysa hangisinin kanışı Susuzluğumdan daha güzel ki Ölümle satranç oynuyorlar Masanın her iki  ucundaki de, aynı kişi değilmiş gibi. Söyle, hangi sonsuzluk Kendin gibi yaşamaktan daha güzel ki
Şiir
Sâki bize çatlak kadehte ekşi bir mey sunmuşsa, belki günahımız ne ama, bunun hesabını kimden nasıl sorabiliriz ki
Şiir
Salieri ve Mozart karşıtlığı üzerine minik bir deneme
Salierinin Mozart'a duyduğu hased, haddi zatında tanrısına duyduğu nefretin bir dışavurumudur. Bu nefret, onu arzularına kavuşturmayan kusursuz kulluğuna duyduğu hıncın doğurduğu bir şeytandır; ki bu şeytan, kulluğu ile tanrısını köleleştiremeyişinden beslenir. Kulluğunun şiddetiyle ateşi harlanan tutkusunda, denedikçe yenilerek yanan Salieri, artık gerçek bir çarmıhtaki sahte bir İsa gibidir; "Tanrım, beni niçin terk ettin" der gibi isyan ederken söylediği şey; " kulluğum beni cennetime kavuşturmayacaksa niçin kendimi terk ettim" dir. Oysa kulluk, ne kendi kendine insanı bir yere getirebilir, ne de kendi olmayan biri kul olabilir Bununla birlikte burada içine düşülen daha vahim bir durum vardır ki, o da; kulluğu ile özgürleşip cennetine vardığında kendini gerçekleştirebileceğini vehmetmesidir. Oysa insan, ancak kendini gerçekleştirerek özgürleşir ve özgürleştikçe cennetine kavuşabilir Gerilimin, korku ve çaresizlikle kişinin ruhunu inim inim inlettiği bu aralıkta soru: " nereye gideceğim" iken, bildiği tek şey; öğrendiklerine kusursuzca bağlı olmak olan bir ruh, asla özgürleşemez ve bu türden bir kurtuluş yolunun özgürlükten geçtiğini bilmekle birlikte, insanın derinlerinde uyuyan hayalet yılan, zehirli diliyle ortalıkta dolaşmaya başlar; "tanrının yoluyla ruhunun yolu, dâimâ sırt sırtadır ve her ikisi de kendi yolunda ilerlediğinde bir birinden uzaklaşır. Sen iyisi mi yüzünü dön" diyerek Oysa buna böyle inanan birinin cevabını vermesi gereken bir soru vardır: "insan doğası gereği şeytansa ve tanrıya ancak kendinden vaz geçerek ulaşacaksa kendisi kimdir ve bunun anlamı nedir " burada söylenecek ilk şey, bu durumun, öğretinin yanlış bir yorumundan ibâret olduğu ise de, umumiyetle öyle anlaşılmadığına göre artık bizim de bu sözü anlaşıldığı gibi ele alıp
Felsefe