Turkiye'de beni en çok şaşırtan sey; hiçbir şekilde bir hukuk tartışmasının olamaması olmuştur. Oysa bir devlet kurmak istiyorsanız hukuk, bunun gemisidir. Zirâ hukuku sağlıklı şekilde kurar ve uygularsanız, her türden inanç, düşünce ve kültur farklılığı sorun olmaktan çıkar ve kavgaya mahâl vermeden yaşar. Bu böyle olduğuna göre, toplumsal problametiklerimizi hukukun değil de bunların zeminine yerleştirerek tartışmak, yalnızca yetersizligimizi değil, aynı zamanda art niyetimizi de ortaya çıkarır.
Remzi Gülek
Sevilenin bütünüyle eksiksiz göründüğünü söylemek istemiyorum burada. Stendhal'in yaptığı yanlış budur işte . Sevgilide bir ekdiksizlik bulunması yeter; çünkü insanlık düzeyinde ekdiksizlik , mutlaka iyi olan bir şeyi değil, daha çok öbüründen daha iyi olan bir şeyi, ilişkinin türünden dolayı ortaya çıkan bir niteliği, kısaca üstünlüğü gösterir
( Stendhal'ds sevgi bölümü -3)
Hiç kimse - belki Scheler'in dışında hiç kimse- "cinsel sevgi" ile " cinsel içgüdü" arasında açık seçik bir ayrım gozetmemistir .bunlar öylesine birbirine karıştırılmış ki birisi anildiginda genellikle öbürü sanılır
( Stendhal da sevgi bölümü -3)
Tüm mitlerin kaynağı olduğu söylenilen "Gılgamış Destanı" bir "korku" destanıdır, "ölüm korkusu" ve her korku, kendi ümidine aşıktır ve bizler, korkularımıza yakışır ümitler besteleriz...
Remzi Gülek