Ne zaman bir ayakkabı alınacak olsa ayakkabiciya gidip de daha ilk ayakkabıyı ayağıma giydirip "iyi oldu mu?" dediklerinde (...), "olmadi" dersem alınmaz diye korkumdan... sesimi çıkaramazdım.Her giydiğim ayakkabı mutlaka olurdu(!).
Reagan'ın üstüne basa basa dile getirdiği görüş, asıl toplumsal yarılmanın çok para kazananlar ile az para kazananlar arasında değil, geçinmek için çalışanlar ile sistemden yarar sağlayanlar arasında olduğuydu.Konusmalarında sık sık yinelediği güçlü simge welfare queen'di; bu hayali kişilik, devletin para yardımları sayesinde hiç çalışmak zorunda kalmadan konfor ve neredeyse lüks içinde yaşayan bir kadını temsil ediyordu.Betimleme o kadar gercekçiydi ki izleyiciler gerçek bir kişinin söz konusu olduğu duygusuna kapılıyordu.Nobel Ekonomi Ödülünü alan Paul Kruman'a göre, Reagan'ın sözleri çok sayıda beyaz seçmene, özellikle de güney eyaletlerinde yaşayanlara seslenen örtük ve subliminal mesajlar içeriyordu; Güneyli beyaz seçmenin gözünde welfare queen siyah bir kadındı.
Hâkim bir düşünce söz konusu olduğunda, onu paylasmayanlar itirazlarını duyurabilmek için çoğunlukla kurnazlık etmek ve dolambaçlı yollara sapmak, hatta o düşüncenin bazı ilkelerini kabul ediyormuş gibi görünmek zorunda kalırlar.