Yoksulu zengine düşman kılan bir bakış açısının dini olmaktan ziyade materyalist olduğunu düşünüyorum.Maddeyi hayatın temel hedefi ve mutluluğun temel belirleyeni kılan bir anlayış, yoksulları çabucak mutsuzlar hanesine yazarak hayatın metafizik özünü inkar ediyor.
Hayatın biteyazdigi bi anda 'bu hayatı nasıl yaşasam daha iyi olurdu?' sorusunu sorabilmek.Bu yakıcı soruyla daha anlamlı bir hayata baslayabilmek.Çunku anlamın boy verdiği yerde mutluluk usul usul,parmaklarının ucuna basarak gelecektir.Mutluluk, siz onu hiç aramadiginizda bir anda omuzlariniza konan kelebektir.
İnsanın ve içinde yaşadığımız toplumun kusurlarını fark edebilmek,bu kusurların bazen bizim çabalarımızı boşa cikarabilecegini bilmek.Yine de umudu diri tutmak,umudun,rüzgarın ve yağmurun şarkılarını söyleyebilmek.Yoksullarla,mulksuzlerle,ezilmislerle aynı safta durabilmek.