Eren

Eren
Uydurma Bir Beyit Takibi
Tutunamayanlar’ı (Atay, O. Tutunamayanlar. İletişim Yayınları, s. 73.) okurken şöyle bir diyalogla karşılaştım: Turgut: “Aptal! Uzatma işte. Böyle bir nazariyenin elbette bazı ufak tefek noksanları olacak. Ne demiş Ziya Paşa...” Selim: “Ne mutlu Türküm diyene, demiş.” Turgut: “Onu Namık Kemal söylemiştir. Ziya Paşa aynen şöyle demiştir: “Dî-rahtı ferganiyi nüman eyledi nevser Tema-yı zur-u haltı kadar neyledi kevser.” Selim: “Yeter söz milletindir. Söyleyen: Jean François Millet.” Bu yapılan alıntılarda bariz bir yanlışlık vardı. Bunu biliyordum ama beyit gerçekten Ziya Paşa’nın mıydı? İnternette ve özellikle 1000Kitap platformunda ufak bir tur attım. Onlarca kişi bu beyti Ziya Paşa'nın sanmış. Hatta hızını alamayıp bu anlamsız kelime dizisine “İnsan, kendini beğenmeden yaşayamaz. Kendini beğenirse, diğer insanlar onun hayatını cehenneme çevirmeye çalışırlar. Bunun için insan, hem kendini beğenmeli hem de beğenmemelidir." Diye derin bir felsefi açıklama monte etmiş. Ben de beyti araştırmaya başladım. Peki beytin gerçek çevirisi nedir? Nüman: Görünür kıldı/aşikar kıldı izlenimi yaratan kelime. Eyledi: Klasik yardımcı fiil (etti/oldu). Nevser: Farsça taze filiz, yeni uç. Tema-yı: Batı kökenli modern "tema" kelimesinin 19. yüzyıl Osmanlıca beytinde Farsça tamlama ile kullanılması, sahteciliği kanıtlayan komik bir anakronizm. Zur-u: Farsça yalan, sahte, zor. Haltı: Arapça saçmalama, yakışıksız iş ("halt etmek"). İroninin tam merkezidir. Kevser: Cennet nehri/şarabı Beyit çevirisi: Taze filiz, Fergana ağacını görünür kıldı / Cennet şarabı (Kevser), zorlama saçmalamanın teması kadar ne yapabildi ki? Monte edilen “İnsan, kendini beğenmeden yaşayamaz…” ile başlayan anlam yüklemesi ise diyaloğun devamında geçen, Turgut'un İngilizlere dair eleştirisinden bir kesit
1000Kitap