Kitabı bitirdiğimde bir süre ne düşüneceğimi bilemedim. Steinbeck öyle bir son hazırlamış ki, hem George’a kızmak istiyorsunuz hem de ona hak vermekten başka çareniz kalmıyor.
Evet, Lennie saf biri, kötü niyetli değil; sadece yumuşak şeyleri sevmek istiyor. Ama sorun da tam burada başlıyor: Lennie, pimi çekilmiş bir el bombası gibi. Fareyi öldürüyor, köpeği öldürüyor ve sonunda o kadını öldürüyor.
George’un yaptığı o son hareket, bir canilik değil; aslında hem merhamet hem de büyük bir mecburiyet. Onu Curley’nin eline, yani linç edilmeye bıraksaydı çok daha acı verici olurdu. Hapishane ya da akıl hastanesi zaten Lennie gibi biri için yaşayan ölüm demekti.
Kısacası; dostluğun, yalnızlığın ve kaçınılmaz sonların kitabı bu. George'un yerinde olsan ne yapardın diye kendinize sorduğunuzda; verdiğiniz o soğuk, realite dolu cevap canınızı yakıyor. Sana puanım 9 kanka.