Aşıkların en derin arzularından biri budur: Farklılıkları ortadan kaldırıp sevilen kişiyle bir olmak. Ancak onları birbirine çeken güç ikisini bir araya getirdiğinde kutuplaşmada kaybolur ve kadınla erkek yeniden farklı kutuplara çekilebilmek için ayrılma ihtiyacı hisseder. Bir ilişkide çifti bir araya getiren bir birincil hareket, ardından ayrılmalarına sebep olan bir ikincil hareket olduğunu, bu hareketin sürekli devam ettiğini kolayca gözlemleyebiliriz.
Hayalet sandığınız şey, sizin onu bir hayalet olduğuna dair inancınızdan güç alır. Onun aslında rüzgarda uçuşan dev bir örümcek ağı olduğunu fark ettiğinizde artık sizi korkutmaz. Bakmaya bile dayanamadığımız şeyin varlığını kabul edip ona “evet” dediğimiz an ise içimizde bir şeyler değişir. Bu yalnızca onu kabullenmekle ilgili değildir. Bu, korktuğumuz hayaletlere kalbimizi açıp eninde sonunda içimizde bir yerlerde onlar için bile var olan sevginin kaynağını bulmaktır.