Rojava...
Sahi biz hangi barışı konuşuyorduk? Halkımız katledilirken, evleri yakılırken, sevdikleri insanları bir bir yitirirken; dört parçaya bölünmüş ülkemizden bize kalan tek şey acı ve kederken... Payımıza düşen yine savaş ve direnmekken biz hangi barışa kavuşacağız? Bu kadar katliamdan sonra, biz her defasında umutla kimsenin öldürülmeyeceği bir yaşam dilerken, kendimizi tekrar tekrar aynı haberleri izlerken buluyoruz. Roboski'de öldük, yetmedi. Cizre'de susuzluktan kuruduk, yetmedi. Kobani'de Sur'da, Rojava'da direnmek yetmedi; yine ve yine aynı acının içinde debeleniyoruz... Derler ki tarih tekerrürden ibarettir; ama bu topraklarda tarih, Kürtlerin her defasında katledilmesinden ibaret. Şimdi hangi barış paklayacak bu kadar katliamı? Biz, varlığımız için daha ne kadar öleceğiz?
Dersim degil, Tunceli! Amed degil, Diyarbakır! Rojava degil, Kamışlı! Roboski degil, Uludere! Burası Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sizi tükürüğüyle boğar!
Duygu ve Düşünce
Reklam
Roboski
Devletin en temel görevi vatandaşını korumaktır Roboski’de bu görev ağır biçimde ihlal edilmişdir Olaydan sonra gerçek bir adalet sürecinin işletilmemesi, acıyı kat kat büyütmüş, toplumsal vicdanda kapanmayan bir yara bırakmıştır. Acının etnik kimliği olmaz; orada ölenler bir halkın evlatları, anaların çocuklarıydı. Roboski bir güvenlik hatası değil, planlanarak yapılmış bir katliamdır. 28.12.2011
Roboski
Roboski, Kürdün yüreğinde kapanmayan bir yaradır. Ne zaman dağlara baksa kanar, ne zaman bir çocuk gülse sızlar. Çünkü Roboski, yalnızca toprağa düşen bedenler değildir; Roboski, inkârın, cezasızlığın, suskunluğun yıllardır kanattığı bir vicdandır. O gece Kürtçe susturuldu gökyüzü. Ana diliyle ağlayan annelerin sesi dağlara çarpıp geri döndü. “Evladım” dediler, ama cevap veren olmadı. Devletin kulakları sağır, vicdanı o gece izinliydi. Roboski’de öldürülenler birer “yanlış” değildi. Onlar yoksulluğun çocuklarıydı. Sınırı aşan umutları vardı sadece; silahları değil, gelecekleri vuruldu. Kürt, ölümü iyi tanır. Ama bu ölüm başkaydı. Bu, bilerek görmezden gelinen, bilerek hesabı sorulmayan bir ölümdü. Bu yüzden Roboski, bir mezarlık değil yalnızca, bir mahkeme salonudur aslında. Sanıkları belli,
Unutma, unutturma Roboski katliamı
Sene 2011 Aralık ayının 28'i 34 can hiç bir şeyden habersiz Bombandırmana tutuldu 34 can orada soğuk ölüme sarıldı Bedenlerine birer parça bez attılar 4 omuz üzerinde köylerine getirildiler.. Feryat figanlar eşliğinde Gökyüzüne yükselen dualar eşliğinde Yere dökülen gözyaşları içinde Her biri için kazılmış mezara konuldular Sonsuz karanlığa büründü gözleri.." Adalet adalet adalet..."
Reklam
Reklam