Eser yazarın diğer kitapları gibi beni çok fazla etkilemedi fakat Türkiye 'den tanıdık hayat hikayelerinin olduğu bir eser , tek tek anlatilmiyor yalnız bu yaşam kesitleri .
Nasıl mı
İstanbul'da bir otel açılışıyla karşılıyor sayfalar bizi. Zengin bir iş adamı ve eşinin bir çok kesimden misafir çağırıp açılışını yaptığı Konstantiniyye Otelindeyiz. Davetliler arasında kimler yok ki ; gazeteciler , avukat , hâkim, ünlü iş adamları , bu kişilerin eşleri ve tabi farklı bir grup var ki onlarda fiziki varlığı ile orda olamasa da ruhlariyla masalara misafir olan değerli büyüklerimiz (bazı yazarlar ve Atatürk)
Neler konuşulmuyor ki bu masalarda , hepsi yaşadığımız toprakların birer portresi ;
Kadın cinayetlerinden, sünnilikten aleviliğe ,gençliğin uydurduğu edebi olmayan edebiyat özentisine, aşklar, acılar, kesişen yollar, Gezi Parkı olayları, Roboski olayı, Madımak olayı, mezhep farklılıkları, geçim sıkıntıları, hastalıklı düşünceler, hakim davaları, cinsel yönelim, sosyete,
adalet, çarpık hayatlar, iktidar savaşı, kadın cinayetleri, zengin olma hırsından, başına sevda gelenlere kadar; Osmanlı, Roma, Bizans ile tarihi öğeler içererek, bütün bu konular konuşulmaktadır.
Ayrıca yazar, masaların yanı sıra bu masalarda hizmet veren garsonların ve güvenlik görevlilerinin hikâyelerine de değiniyor.
Evet dediğim gibi diğer kitaplarına nazaran okuyucular tarafından da elestirilmis bu eser, akıcı çabuk okunuyor tavsiye eder miyim kararsızım ama yine de siz bilirsiniz deyip kararı size bırakıyorum....