Sanatçı dediğin güzel şeyler yaratmalı, ama bunlara kendi özel yaşamından hiçbir şey katmamalı. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki herkes sanata bir tür özyaşamöyküsü gözüyle bakıyor. Soyut güzellik duyusunu
yitirmişiz. Günün birinde bunun ne olduğunu bütün dünyaya göstereceğim ben; işte bu nedenledir ki dünya benim yaptığım Dorian Gray portresini asla göremeyecek.
Ben onda her şeyi buluyorum. Sen hiçbir şey bulmayabilirsin. Onun yapıtlarımda en çok var olduğu zamanlar da imgesinin görülmediği zamanlar. Dedim ya, yepyeni bir tarzın sezisi o. Ben birtakım çizgilerin yuvarlanışında buluyorum onu, kimi renklerin güzelliğinde, anlatılmaz inceliğinde. Hepsi bu.
Bedenle ruhun uyumu...
Nasıl da önemlidir bu! Biz, beyinsizliğimiz yüzünden bunları birbirinden ayırmış, kaba bir gerçekçilik icat etmişiz, bomboş bir idealcilik.
Kimi zaman düşünüyorum da, dünya tarihinde önemli sayılabilecek topu topu iki dönem var, bence. Birincisi yeni bir sanat ortamının belirmesi, ikincisi de gene sanat için yeni bir kişiliğin ortaya çıkması.