Birdenbire o sabahlardı,
Peynirlerin kötü kağıtlara sarıldığı dükkanlardı.
Önlüklü kadınların sevinçsiz şarkılarla çocuklar doğurduğu,
yaşamayı isteksizce uzatan.
Aysız ve çiçeksiz vazgeçmelere boynumuzu uzattığımız.
Kopkoyu bir sislerin içine dalarım.
Ne varsa bunda, böyle başkasız olmakta?
Kopkoyu bir çirkin denizlerin içlerine dalarım.
Bir gül zamanı böler karanlıkta.