Sistem, insanı önce ruhundan soyup sonra onu kendi çarklarını döndüren mekanik bir vidaya dönüştürür.
Her sabah aynı kaygıyla uyanıp fabrikalara ve ofislere koşan kitleler, köleliği medeniyet zanneder.
Zalimler, masumların emeğini ve zamanını çalarken, arkalarında posası çıkarılmış robotlar bırakır.
Zeka ve farkındalık bu sömürü düzeninde törpülenir; çünkü sorgulamayan, sadece itaat eden makineler istenir.
İşte insanın trajedisi; kendi elleriyle inşa ettiği bu devasa hapishanede, her gün biraz daha çürüyerek pedal çevirmektir.