Artık geleceği değil, hemen karşımda duran şimdiyi düşünmeliyim. Sadece bugün yapılması gerekenlere ve bunların altından sorunsuzca nasıl kalkabileceğime kafa yormalıyım. Çünkü ancak bu şekilde uzun yarınların üstesinden gelebilirim.
Takdire şayan bir yaşantı. Saygın bir ömür. Hayatın çok kısa olduğunu düşünenler böyle sözler sarf eder. Baksana etrafına. Hayat, tiksindirecek kadar uzun ve her gün birbirinin aynısı. Hepimiz öleceğimiz günü bekliyoruz sadece.
İnsanlar artık işlerin efendisi değil, çalışma hayatından soyutlanıp yetersizliklerini kabullenmeleri gerekecek o kaçınılmaz sonla yüzleşmeden önce, kovulmamak ve pozisyonları korumak için sürekli diken üstünde yaşamak zorunda kalan köleler.
Beden yüreğin aynasıdır derler. Kızımın öldüğünü düşündüğümde eksiklik, bir yerlerde hâlâ hayatta olduğunu düşündüğümdeyse ihanete uğramışlık hissi; bazen de tanımlayamadığım birtakım duygu ve düşünceler vücudumun çeşitli yerlerinde ağrılara dönüştü.