İnsan, gelip geçici hevesleri olan, tutarsız bir varlıktır ve tıpkı satranç oyuncuları gibi hedefe ulaşmayı değil de hedefe giden yolları daha çok sever. Çünkü heveslerini aldıklarında hedefe giden yol uzun geldi bahanesiyle pes etmek daha kolaydır.
Milena deniz gibi, içindeki su kütleleriyle deniz ne kadar güçlüyse o kadar güçlü, ama yine de ölü ve öncelikle de uzaklardaki ay istediğinde, bir yanlış anlama sonucu bütün gücüyle yığılıp kalıyor.
Peki travmaya ya da olaya teslim olduğunuzda ne oluyor? Hemen söyleyeyim, korku gidiyor! Bir anlamda beyninde artık savaştığın rakibe bir önem vermiyorsun. Savaştığın şey tehlikelisi olduğu için savaşıyorsun zaten. Ama artık savaşmayacağım dediğinde bir anlamda savaşı bitirmiş oluyorsun.