...Cinsiyetin (diğer bir deyişle kadının) tatlı deneme yazarlarını, eli hafif romancıları, yüksek lisans derecesi almış genç erkekleri, herhangi bir derece almamış erkekleri, kadın olmamaları dışında göze çarpan herhangi bir vasıfları bulunmayan erkekleri de cezbetmesiydi.
Her problemin bir çözümü vardı ama her çözümden sonra mücadele edecek yeni bir problem, üstesinden gelinecek yeni bir görev olurdu. Bir şeyi çözdükten sonra durmazdınız. Devam ederdiniz; yeni bir yol, yeni bir yön bulurdunuz, daha iyisini yapmaya ve daha iyisini yaratmaya çalışırdınız. Bir şeyi yıkmak bir son değildi; daha güzelini, daha iyisini, daha doğrusunu yapmakla sona ulaşırdınız. Ya da belki son hedef diye bir şey hiç yoktu. Bir şeyi başarırdınız ve sonrasında değişirdiniz, başka bir şeyi başarmaya hazır olurdunuz.